Vera

İnançla Dönüşen Bir Hayat
Puan vermedi·600 syf.··
2026 4. kitabı
Irkçılığa karşı mücadelenin en güçlü sembollerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, sadece bir insanın hikâyesi değil; aynı zamanda kimlik arayışının, adalet mücadelesinin ve büyük bir dönüşümün hikâyesidir. 1925 yılında Amerika’da, ırkçı baskıların gölgesinde doğan Malcolm X, daha çocuk yaşta acıyla tanışır. Babası, siyahilerin haklarını savunduğu için beyaz ırkçılar tarafından öldürülür. Annesi yaşadığı travmalar sonucu akıl hastanesine yatırılır ve aile parçalanır. Küçük yaşta devlet korumasına verilen Malcolm, okulda başarılı olmasına rağmen bir öğretmeninin “siyahiler büyük hayaller kurmamalı” sözüyle derinden sarsılır ve eğitim hayatından kopar. Gençlik yıllarında suça sürüklenir ve hapse girer. Ancak hayatının en büyük değişimi de burada başlar. Hapishanede okumaya yönelir, kendini eğitir ve İslam’la tanışır. İnancı ve edindiği bilinç, onu bambaşka bir insana dönüştürür. Artık amacı, ezilen siyahilerin haklarını savunmak ve onlara özgüven kazandırmaktır. Serbest kaldıktan sonra güçlü hitabetiyle dikkat çeker ve kısa sürede büyük bir kitleye ulaşır. Ancak asıl büyük dönüşümünü hac yolculuğunda yaşar. Mekke’de farklı ırklardan insanların yan yana ibadet ettiğini, aynı sofrayı paylaştığını görmesi, onun bakış açısını değiştirir. Artık mücadelesini sadece siyahiler için değil, tüm insanlık için adalet mücadelesi olarak görmeye başlar. Bu süreçten sonra adını El-Hac Malik el-Şahbaz olarak kullanır. Malcolm X’in hayatı bize şunu hatırlatır: İnsan geçmişinden bağımsız olarak değişebilir, bilinçlenebilir ve hakikatle tanıştığında hem kendini hem de dünyayı dönüştürebilir. Onun mücadelesi; cesaretin, inancın ve adalet arayışının zamansız bir örneğidir.
Hayat ve İnsan
Malcolm XAlex Haley · İnsan Yayınları · 20023,248 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevme Sanatı
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2022 76. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2022 17:43
Batı edebiyatında sevgiyi bu kadar derin, bu kadar ciddi ve bu kadar “öğrenilmesi gereken” bir şey olarak anlatan başka bir kitap okumadım. Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” eseri, yalnızca aşkı değil; insanın kendini, toplumu ve ilişkilerini iyileştirebilecek bir farkındalık sunuyor. Her cümlesi, modern insanın çarpıklaşmış ilişkilerine adeta bir tedavi önerisi gibi… Çünkü Fromm’a göre sevgi bir duygu değil sadece — bir emek, bir sorumluluk, bir bilinç hâli. Bugün çocuklara öğretilmesi gereken ilk şey akademik başarı değil belki de… Bir öğretmenin, bir annenin, bir babanın verebileceği en kıymetli miras: Sevebilmeyi öğretmek. Çünkü sevmeyi bilmeyen bir insan, bilgiyi de, başarıyı da, hayatı da doğru kullanamıyor. Erich Fromm’a göre sevgi bir duygu değil, öğrenilmesi gereken bir sanattır. Çoğumuz sevilmeye odaklanırız; oysa asıl mesele sevebilmeyi öğrenmektir. Gerçek sevgi sadece hissetmek değil, emek vermektir. İlgi göstermeyi, sorumluluk almayı, saygı duymayı ve karşımızdaki insanı gerçekten tanımayı gerektirir. Sevgi birine tutunmak ya da yalnızlıktan kaçmak değildir; iki insanın birbirine bağımlı olmadan, birlikte büyüyebilmesidir. Olgun sevgi “Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var” demez, “Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum” der. Fromm’un anlatmak istediği şey şudur: Sevgi bir tesadüf değil, bilinç, sabır ve içsel olgunluk isteyen bir yaşam becerisidir
Psikoloji
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20227,7bin okunma
Bir Adam Yaratmak
10/10
·157 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 19:42
Necip Fazıl Kısakürek’in Bir Adam Yaratmak adlı eseri, bir piyes olmasına rağmen sahne sınırlarını aşan bir derinlik taşıyor. Yazarın kendi manevî dönüşüm sürecinde yaşadığı sancıları, iç çatışmaları ve ruh daralmasını dramatik bir yapı içinde anlatması, eseri sıradan bir tiyatro metninden çıkarıp psikolojik–metafizik bir yolculuğa dönüştürüyor. Eserin kahramanı Hüsrev, yazdığı bir oyunun gerçeğe dönüşmesiyle kader, irade, benlik ve ölüm kavramlarıyla yüzleşiyor. Aslında bu yüzleşme, Necip Fazıl’ın hayatındaki arayışın bir yansıtması. Bu nedenle Hüsrev’i okurken, yazarın kendi ruhuyla hesaplaşmasını da hissediyorsunuz. Özellikle iç monologlar, sorgulamalar ve metafizik atmosfer oldukça çarpıcı. Dili yer yer şiire yaklaşan, düşünce yoğunluğu yüksek bir eser. Tiyatro formatında olsa da kurduğu gerilim, karakterlerin sembolik gücü ve aktardığı ruh hâli, okuru içine çeken bir roman etkisi yaratıyor. Necip Fazıl’ın “kendi adamını yaratma” çabasının, hakikati bulma arzusunun ve içsel sancısının sahneye dökülmüş hali gibi… Psikolojik derinliği sevenlere, insanın varoluş ve kader sorgulamalarına ilgi duyanlara özellikle tavsiye ederim. Beni en çok etkileyen yönü ise yazarın kendi karanlığını cesurca metnin içine koyması. Her okur, Hüsrev’de kendi iç çatışmasından bir parça mutlaka bulacaktır.
Hayat ve İnsan
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 00:26
İlk defa Ali Şeriati okudum. Ebuzer el-Gıffârî, hayatını en çok merak ettiğim sahabelerden biriydi. Gerçekten etkileyici ve güçlü bir anlatımı var. Ancak şunu özellikle belirtmek gerekir ki İslam bir bütündür. Sahabeleri belli ideolojilere indirgemek ya da onları modern kavramlarla etiketlemek eksik ve yanıltıcı bir bakış açısı olur. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şu sözü ne kadar da anlamlıdır: “Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olsanız hidayete erersiniz.” Her biri farklı mizaçta, farklı imtihanlardan geçmiş ama aynı hakikate teslim olmuş kutlu insanlardır. Ebuzer el-Gıffârî’yi belli bir siyasi düşüncenin temsilcisi gibi göstermek, diğer sahabelerden ayrı bir yere koymak gönlümü hüzünlendirdi. Çünkü onlar bir davanın değil, bir ümmetin yıldızlarıydı. Rabbim bizleri hakkıyla düşünen, adaletle konuşan, kalbi istikamet üzere olan kullarından eylesin. Vakarlı, basiretli ve hakkın şahitliğini yapan kullarından olmayı nasip etsin.
EbuzerAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20092,256 okunma
Zindandan Yükselen Sabır: yoldaki Mühendis 2
10/10
·168 syf.··
2023 26. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 00:33
Kitap, Filistin direnişinin sembol isimlerinden biri olarak anılan Abdullah Gâlip Bergusi’nin, siyonist İsrail askerleri tarafından esir alındıktan sonra tek kişilik bir hücrede geçen hayatını anlatıyor. Bu eser sadece bir hatırat değil; sabrın, inancın ve insan ruhunun en dar alanlarda bile nasıl ayakta kalabildiğinin çarpıcı bir tanıklığı niteliğinde. Bergusi’nin satır aralarında verdiği en güçlü mesajlardan biri şu: Allah rızası uğruna yaşanan bir hayat, en ağır imtihanları bile anlamlı kılar. Öyle ki insan, inandığı dava uğruna çektiği acıyı bile bir lütuf gibi görebilir. Çünkü direniş yalnızca dua etmek değildir; aynı zamanda sabretmek, direnmek ve hak bildiği yolda sebat etmektir. İslam kardeşliği de zaten böyle zamanlarda anlam kazanır. Bu yönüyle kitap; Filistin’i, Mescid-i Aksa’yı kalbinde bir yara gibi taşıyan, ümmet bilincini diri tutmaya çalışan herkes için sarsıcı ve düşündürücü bir okuma sunuyor. Rabbim, Mekke’nin fethini ve Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasını kolay kıldığı gibi; Filistin topraklarında da adaletin, huzurun ve özgürlüğün hâkim olduğu günleri bizlere göstersin. Mescid-i Aksa’nın esenliğe kavuştuğu günlere şahit olmayı nasip etsin. Âmin. Ve belki de kitabın en derin çağrısı şu cümlede saklı: Bazı hücreler taş duvarlardan değil, insanın kendi içinden örülür. İnsan bazen en büyük yalnızlığı kalabalıkların içinde yaşar ve hakikati kendi içindeki karanlıkta arar. Her insanın bir Hira’sı vardır; kimi dağ başında, kimi zindanda, kimi de kalbinin en sessiz köşesinde…
Yoldaki Mühendis 2 - Yaşayan ŞehitAbdullah Galib Bergusi · Ekin Yayınları · 20242,682 okunma