Ülkenin genlerinde olan despotizmi, okuyan-düşünen insana olan düşmanlığını bir kez daha gözümüzün içine sokan bir kitap olmuş. Maalesef iktidara gelen her görüş aynı kafatascılığı devam ettirmeye devam etti bu topraklarda
Serinin ikinci kitabı ilkinden de güzel olmuş. Yazarın hem mizah anlayışı hem de mizahın içine yerleştirdiği “bizler” okuyanı içine çekiyor. Hemşerimi tekrar tebrik etmekten başka çarem :)
İnsanın canını en derinden acıtan ve yaşadığı ülkenin değil on yıllar yüz yıllar boyu değişmediğini ve en acısı değişmeyeceğini tokat gibi yüzüne çarpan bir hayat hikayesi. S. Ali’ye bunu yapanlara bir şey olmadığı gibi bugünün despotlarına da bir şey olmayacağını ve hesap vermeyeceklerini bilmek ayrı bir ızdırap. İnşallah inandığımız ahiret hayatı vardır ve tüm zalimler en azından orada hak ettikleri cezayı çekerler.
Yok olmak üzere olan bir devletin vatandaşı olma ezikliği içinde aşkını ıztıraba dönüştüren bir genç üzerinden Osmanlı sosyetesinin bence acınası halini anlatan bir eser.
Konusu, anlatımı ve akıcılığıyla okunası bir kitap. Belki bir çoğumuzun varmak istediği dünyanın sonuna varabilmiş bir şehirli garip kızın öyküsü. Keyifle okudum.