Tamar

Tamar
@MaviMimoza
8/10
·296 syf.··
2026 11. kitabı
Reşad Ekrem Koçu’nun en sevdiğim romanım dediği bu eser, bir polisiye olsa da klasik polisiye romanlarından farklı bir tat sunuyor. Yazar eski İstanbul’un atmosferini yansıtırken özellikle Galata'nın sokaklarını, gece hayatını, karanlık ve kozmopolit yapısını işliyor. Bu yönüyle eser aynı zamanda bir şehir hikayesi özelliği de taşıyor. Bıçakçı Petri, bir fahişenin oğludur. İlk cinayetini 1871 yılında, henüz 13–14 yaşlarındayken işler. Toplamda 14 cinayet işledikten sonra 24 yaşında öldürülüyor. Petri’nin ana dili Rumcadır; ayrıca İtalyanca ve Arnavutça da biliyor. Petri fiziksel olarak da dikkat çekici bir karakter: uzun boylu, koyu ela gözlü ve yüzü ''aşırı derecede'' güzeldir. Cinayetlerinde, genellikle kurbanlarını kalp bölgesinden bıçaklıyor. Cinayet öncesinde avuçlarını koklayarak kan kokusunu alması, karakterine özgü tuhaf ama dikkat çekici bir detay. Ayrıca cinayetlerinden sonra ''şıpıdık'' ayakkabılarını olay yerinde bırakıp yalınayak uzaklaşıyor. Eser boyunca Petri, birçok farklı liman ve şehirde bulunuyor. Kitabın en önemli özelliklerinden biri, kurmaca ile gerçeğin iç içe olması. Yazarın da belirttiği gibi Petri tarihsel olarak gerçekten yaşamış biri; onunla ilgili ayrıntıların bir kısmı gazete haberleri, zabıta kayıtları ve anı defterlerinden oluşsa da, büyük kısmı kurmacadır. Sonuç olarak Galata Canavarı: Bıçakçı Petri, polisiye unsurlar taşısa da tarihi, şehir yaşamını ve belgesel anlatımını bir araya getiren bir eserdir. Benim gibi, içinde eski İstanbul geçen romanları seviyorsanız, bu kitabı özellikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Galata Canavarı Bıçakçı PetriReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2025211 okunma
Reklam
9/10
·188 syf.··
2026 9. kitabı
''Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor'', adından da anlaşılacağı gibi yazarın kendi hayatını anlattığı bir kitap. Kitap röportaj formatında olmasına rağmen Yaşar Kemal'in epik anlatımı kitabı roman havasına sokuyor. Yaşar Kemal'i bir çok kez okumuş olmama rağmen hayatı hakkında bilmediğim pek çok şey olduğunu fark ettim. Özellikle Van'dan başlayan göçleri ve çocukluğu beni etkiledi. Yazarın '' Seyretmek benim çocukluk huylarımdan biriydi, eve getirilmiş bir kilimi aylarca seyrettiğimi hatırlıyorum.'' sözleri Onun hayal dünyasının ne kadar geniş olduğunu gözler önüne seriyor. Hikayelerinde anlattığı atmosferin tam da büyüdüğü atmosfer olması romanlarının gerçekliğini daha da arttırıyor. Bunun yanında şair kimliği, yaşadığı zorluklar, polis baskınlarında kaybolan romanları, saatlerce yürüyerek yazacaklarını düşünmesi yazarın bilinmeyen pek çok yönünü ortaya koyuyor. Tüm bunları okuduktan sonra anladım ki Yaşar Kemal'in başarısı kesinlikle hak edilmiş bir başarı. Yaşar Kemal'i anlamak için kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Yaşar Kemal Kendini AnlatıyorYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2004882 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Tanpınar'ın 1943 yılında yayınlanan ilk hikaye kitabı. Kitap, 5 hikayeden oluşuyor. Tanpınar'ın basit olmayan diline rağmen, yazarın muazzam hayal gücü ve hikayeyi yazıya dökerken yarattığı edebi lezzet kitabın aralıksız okunmasını sağlıyor. Hikayelerde gerçekle rüya iç içe geçiyor, rüyada mı yoksa gerçek hayatta mıyız anlamak zor. Zaman ise bir yok olup, bir geri geliyor. Tanpınar'ın hikayelerinde kendinden izler bulmak mümkün. Bence kitabın en etkileyici hikayesi: kitaba da adını veren ilk hikaye: Abdullah Efendi'nin Rüyaları.. Hikaye Abdullah Efendi'nin arkadaşlarıyla gittiği bir lokantada, kendinden soyutlanmasıyla başlıyor. Benliklerinden birini lokantada bırakıp arkadaşlarıyla genelevlere gidiyor ve Abdullah Efendinin bir gidip bir geldiği rüya- hayal dünyasıyla devam ediyor. Fantastik, kaotik, karanlık bir hikaye. Tanpınar sevenlere ve okumaya başlayacaklara kesinlikle tavsiye ediyorum.
Abdullah Efendi'nin RüyalarıAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202474 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 1. kitabı
1970'lerin İstanbul'unda bir aşk, bir aile, bir fedakarlık, bir bedel hikayesi... Nilüferin anne ve babası, ayrı evlerde süren bir evlilik yürütüyorlar. Ablası çocuğu olmadığı için anne evine geri yollanmış bir kadın, abisi dönemin siyasal olaylarına katıldığı için tutuklanmış bir genç. Nilüfer bu ailenin idealist, asi, güzel kızı...Nilüfer sevgilisi Selim ile evlilik ve üniversiteye gitme planları yaparken hayatlarına giren Büyükelçi Muammer Bey bütün planları altüst edecektir... Romanda kadınların yalnızlığını, sessizliğe zorlanmasını yoğun bir şekilde hissetmek mümkün. Ayrıca baba figürünün, erkek çocukları üzerinde etkisi de gözler önüne seriliyor. Bence kurgusu biraz zayıf olsa da olayların karakterler üzerinde yarattığı ruhsal durum oldukça hissediliyor. Roman İstanbul için de bir gezi rehberi gibi. Tarihi mekanlar, adı geçen semtler İstanbul'da bir gezintiye çıkılmış hissi veriyor. Okurken hissetmeyi, düşünmeyi, biraz tarihi ve bir de İstanbul'u seviyorsanız okumak için güzel bir roman.
Markiz'deki KadınAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 2025296 okunma
8/10
·280 syf.··
2025 4. kitabı
Gizli Bahçe büyüklere masallar tadında bir roman. Mary Lennox Hindistan'da yaşayan İngiliz bir ailenin şımarık, huysuz, bencil kızıdır. Kolera salgını sonrası ailesini kaybeden Mary İngiltere'de yaşayan amcasının yanına gönderilir. Bu 100 odalı, kasvetli malikanede hiç alışık olmadığı bir hayatla karşılaşır. Artık bir dediğini iki etmeyen, şımarıklıklarını kabul eden hizmetçileri yoktur. Doğanın sihrinin yardımıyla, 10 yıldır kapalı kalan gizli bahçeyi keşfeder ve bahçeyle ilgilenmeye başlar. Masal da bundan sonra başlar... Roman samimi ve sıcak bir anlatıma sahip. Birbirine zıt mizaca sahip karakterleri merak uyandırıyor. Hikaye boyunca doğanın ve arkadaşlığın iyileştirici gücüne tanıklık ediyoruz. Ağır romanlardan sıkıldıysanız ve mutluluk, umut uyandıran bir masal okumak istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Reklam