Z.K

Z.K
@Mavikafka
“Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe” #159798328
7 kütüphaneci puanı
74 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
10/10
·368 syf.·
2024 13. kitabı
Ortaokulda bir edebiyat hocam vardı, derdi ki " En zor olan hikâye yazmaktır. Çünkü şiirde bolca süslü kelime romanda bolca sayfa vardır. Hikâyenin hizmetkârı yoktur. Bi hikâye yazacaksanız hele de olay hikâyesiyse karakterin duruşunu, olayı en önemlisi de duyguyu -okuyucuyu sıkmadan- bir kaç sayfada bütünüyle vermelisiniz ki tam bir hikâye olsun." Bu sözleri eksiksiz hatırlıyorum çünkü inatla karşı çıkmıştım "Hayır, şiir yazmak en zoru!."  Bunu dememin nedeni de edebiyat yazılarında sıkça rastladığım "Şiir yazmak kabiliyet ister" cümlesiydi. Lisede katıldığım yarışmalarda farkına varabildim " Şiirin hizmetkârı çoktu. Çoğu zaman ses uyumunu yakalamak yeterdi. Ve herkese aynı duyguyu vermek zorunda değildi. ( İncelemeye henüz başlamadan uzun bir giriş oldu, farkındayım:) Ama gerekli bir açıklamaydı.) Sadık Aslan'ın daha önceden Solgun Sarı ve Baştan Başa adlı hikâye kitaplarını okumuştum. Solgun Sarı (#162561622) ile ilgili değerlendirmeme sayfamdan ulaşabilirsiniz ancak Baştan Başa ( Baştan Başa) ile ilgili bir inceleme paylaşmadım. İstedim ki yazarın tek romanı olan İklim Kahverengi ile birlikte değerlendiriyim:) Baştan Başa'yı okuduğumda Solgun Sarı'da tadı damağımda kalan o samimiyeti yeniden hissettim Ortalara doğru gelince,  ne oluyor ya yanlışlıkla 'Sorgun Sarı'yı mı okuyorum diye bi kapağa baktım ama öyle değildi: Yazar, benzer coğrafyaların farklı kederlerini işlemişti ama sizi temin ederim gülümseyişler aynıydı. ('Kitapta hiç mi eksikler yoktu da böylesi övüyorsun' diyebilirsiniz, mutlaka vardı ama en başta söylediğim bütünlük sağlanmıştı ve kusur aramaya mahal bırakmıyordu.) Şimdi kalkıp ta size 14 hikâyeyi özet geçecek değilim, spoi vermekten hoşlanmam, o yüzden birkaç anahtar kelime bırakıyorum ve İklim Kahverengi ile devam
1000Kitap
İklim KahverengiSadık Aslan · Kor Kitap Yayınları · 20209 okunma
Reklam
Bitti...
10/10
·300 syf.·
2023 7. kitabı
·
Uyuşmazlık bulduğumuzda hep sorduğumuz bir soru vardır: "Derdin ne?!" Sözde sorun yarattığını düşündüğümüz kişi derdini anlatır. Her ne ise tasa mantıklı olsa da olmasa da bize uymuyorsa algılamayız Sırf farkındayız işte diyebilmek için aynı soruyu yinelemeye devam ederiz. Tek bir çözüm tek bir anlıyorum ibaresi sunmadan. Oysa anlıyorum lakin senin derdinin çözümü benim çıkarlarıma ters diyebilsek bile anlayış gökten yağacaktır. Devam ederiz "Derdin ne?" (Kitabın sonunda ağladığımın farkında değildim ve muhtemelen bundan sonra her ağlayışımda "Derdin ne be kızım?!" diye geçiştiricem kendimi). Z.K Selahattin Demirtaş
Hayat ve İnsan
LeylanSelahattin Demirtaş · Dipnot Kitabevi · 20237,4bin okunma
'Tor ' Acıdır
10/10
·160 syf.·
2020 3. kitabı
'Tor' un adı duyulunca hep bi korku kaplar insanların içini. Utançtan mı yoksa yanlıș bilinenden ötürü olușan korku mu bilinmez. Yalnızca korku... Bilmem kaçıncı kez elime alıp okuduğum bu kitap her seferinde biraz daha kendimden utanmama sebep oluyor. 'Yașadığı coğrafyadan habersiz bir aciz' olduğumu fısıldıyor kulağıma. Ve evet ben de korkuyorum -utançtan- Çok uzun zaman önce atalarımız bu coğrafyada dostluk içinde yașamıș, birbirlerini koruyup kollamıșlar dillerine, dinlerine, ırklarına inat... Sonra bir gün bi katliam ve sonrası insanlık dramı... Tașların konuștuğu coğrafyadır burası insanların acılarını tașlardan bașka duyan yoktur. Kitabı okurken öyle bir içtenlikle karșılanıcaksınız ki hayret ediceksiniz onca acı nasıl olurda bi gram bile kine dönüșmez (...)
Yıkım
Solgun SarıSadık Aslan · Do Yayınları · 201415 okunma
Bir yunus romanı
10/10
·361 syf.·
2020 1. kitabı
"OD" ATEŞ İskender Pala'nın bu romanı adından da anlaşıldığı üzere Yunus Emre'nin yolculuğunu anlatan 'Bir Yunus Romanı'dır. Yol aydınlığının en büyük yardımcılarından saydığım yunus emre hakkında ne yazık ki kesin bilgilere sahip değiliz. Ancak bizlere bırakmış olduğu eserleri sayesinde mana dünyası hakkında çözülebilecek şifreler elde ettiğimizi düşünüyorum. "OD" İskender Pala'nın araştırmacı-yazar kimliğinin sonucunda bulduğu bilgilerin kurgusu olsa da mana dünyasında hiçbir değişime uğramamıştır. Ateşlerde pişmesi gereken Yunus Emre bir ömür Sitarê'nin işlediği heybesinde Sitarêyi bulmuştur. İki oğlununda yokluğuyla sınanmış, yollarda yol olmuştur. Anadolu'daki Moğol yangınıyla yola düşerken kendi içindeki ateş'in suya koştuğundan bihaber yollardadır Yunus... Tapduk Emre'nin dergahına vardığında bitti sandığı hikayesi henüz yeni yeşermiştir. -İlahi aşk tecelli ettiği vakit yolun sonu ne gelir ne de gelmesini istersin- Tapduk Emre'den dünya malı isterken nefsinin yenilgisine düşen Yunus Emre, ikinci bir kapının açılmasıyla bu yenilgiden kurtulur. Bazı düşünürler vardır; açık olan kapıların rehberliğini yaparlar, bazıları da vardır ki henüz farkına bile varmadığımız kapıları gösterip yoldaşlık ederler... İskender Pala, Yunus Emre'nin yoldaşlığında bu kapıları gösterir. Günümüze kadar bir çok yazar Yunus Emreyi anlatmıştır ancak beni en çok etkileyen İskender Pala'nın anlatımıydı. Kesinlikle fark edilmesi gereken bir kitap.. !!Bu kitabı okurken yanınızda mutlaka bir kalem ve defter bulundurun, zira ben bir daha okuyup bir kaç sayfa daha tüketmeyi planlıyorum:)
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
6/10
·64 syf.·
2021 2. kitabı
Paul lafargue bu kitabında da her kitabında söz ettiği üzere çalışmaya dayalı bir sistem olan kapitalizme farklı bir açıdan karşı çıkmaktadır. Paul Lafargue aynı zamanda Karl Marx'ın da damadıdır. Öyle ki Marx, Lafargue'nin çalışma üstündeki düşüncelerini bildiğinden "sen çalışmayı sevmezsin ama kızıma iyi bak" demiştir. Aslına bakılırsa Paul çalışmaya karşı değildir. Çalışmanın dönemin insanları üzerinde kurmuş olduğu baskı ve ayrıma karşıdır. Nitekim söz ettiği çağ; burjuva sınıflarının, soylu, köylü ve işçi sınıfları gibi ayrımcı politikaların kurbanıdır. Yalnız bunlarla kalınsa kötünün iyisi sayılabilecek bu durumlar ne yazık ki işçi sınıflarınında üstlerinde kurulan yönetimi artık bir tükenmişlikle kabul edişleri durumu içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Daha sonraları sanayi devriminin varlığıyla devam eden manifesto sözde mecburiyetlerle devam edilen bir yaşamın haksızlıklarına dem vurmaktadır..
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Reklam