Selamlar,
Kitabın incelemesini bir türlü bitiremiyorum. Değinmek istediğim birçok kısım var umarım sizlere zihnimdekileri dökebilirim.
Roman Veronika adlı genç bir kızın yaşadığı hayattan sıkılıp intihar etme teşebbüsüyle başlıyor. Teşebbüs diyorum çünkü aldığı ilaçlar onun yaşamını sonlandırmıyor ve genç kız gözlerini bir akıl hastanesinde açıyor. Bu arada intihar etmeye yeltenme sebebi hayatının motonlaşması. Kendine geldiğindeyse kalbinin bir hafta dayanabileceğini öğreniyor. Bu bilgi aslında Veronika için yeni bir başlangıç sayılıyor. Çünkü hastanede tanıştığı insanlar ve onların yaşam hikayeleri genç kızın hayatı sorgulamasına ve yeni anlamlar bulmasına yardımcı oluyor.Kitabı okurken dikkatimi çeken kısımlardan birisi, erkek bir yazarın kadın karakteri çok güzel şekilde ifade etmesi.
Cümleler, dikkat edilen kavramlar tam hedefini bulmuş; içimizde ki gerçek 'ben', normallik, gerçeklik, delilik kavramlarını sorgulatıyor kitap. Normal olmak nedir? Deli miyim? Kime göre neye göre? Potansiyelimizi gerçekleştirebilmek adına, dışarıyı sessize alıp iç sesimize kulak vermemiz gerektiği anlatılıyor.
Sona doğru Veronikayı öyle güzel kandırdılar ki...
Not: Yazarımız da gençken annesi babası tarafından üç kez akıl hastanesine yatırılmış, ayrıca aylarca sakinleştirici ve elektroşok tedavisi görmüş. Aslında deneyimlerini yazmak için anne babasının ölümünü beklemiş. Üzülmesinler diye.
Kitabı bitirdikten sonra kendinize bu alıntıyı sorun; ‘Şu anda yaşama fırsatım var, bunu değerlendirebiliyor muyum?’ söyleyeceklerim bu kadar. Keyifli okumalar.