Skrn

Skrn
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi
İstanbul
934 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Victor Hugo betimlemeleri geldi aklıma bir an :(
İnsanlar, diğer insanlar hakkındaki kitapları okumayı severler ve deneyimlerime dayanarak söylüyorum, bol tasvirli paragrafları çoğunlukla okumadan geçerler.
Sayfa 1 - Domingo Yayınları
Alıntı
Reklam
Karakter kaderdir. - Herakleitos
Domingo Yayınları
Alıntı
BU FİNAL YAKIŞMADI!!!
7/10
·298 syf.·
2026 13. kitabı
Verity. Verity adındaki bir yazarın kaza geçirmesinin ardından Lowen'a gelen teklifle yazarın kitaplarını tamamlaması istenir. Lowen, Verity'in evine taşınır ve onun çalışma odasında romanlarının taslaklarını incelemeye başlar. Bu arada Verity'nin başına bir sürü talihsizlik gelmiştir. İkiz kızları farklı zamanlarda ölmüş, kendisi trafik kazasında ağır bir hasar alarak felç geçirmiştir. Verity'nin eşi Jeremy ve küçük oğulları kalmıştır. Lowen malikaneye gelerek Verity'nin çalışma odasına kapanır. Taslakları ararken bir otobiyografi bulur. Verity'nin otobiyografisi... Yazarın karanlık bir yüzü mü vardır? Lowen bu otobiyografiyi okurken şoktan şoka girer ve korkar. Genel olarak aslında oldukça ürkütücü başlayan bir kitap oldu. Beni çokça meraka sürükledi. Genel olarak aslında yazarın kalemini sevdim ama ben psikolojik gerilim kitabında bu kadar +18 olmasını beklemiyordum. Yani bekliyordum ama cinsellik anlamında değil, vahşet anlamında bir şeyler umuyordum. Sürekli +18 sahnelerin araya girmesi beni sıktı ve kitaptan soğuttu biraz. Gene de kitap oldukça güzel başladığı için sonunun biraz farklı olmasını umdum ancak umduğum sonu bulamadım. Bence sonu daha farklı olmalıydı. Böyle bir konuya bu son hiç yakışmadı. Yani çok güzel bir konu bulup, bunu nasıl bozarım sonunda diye düşünmüş sanki. Bu kadar sıradan bitmemeliydi. Ben ağır bir yüzleşme beklerdim ancak hiçbirisi olmadan oldubittiye gelmişti. Beni biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Kalemini sevdim mi sevdim ancak konusunu tamamlayamadı. O yüzden kitaba puanım 7/10... Okuduğunuz için teşekkürler. :)
Alıntı
VerityColleen Hoover · Epsilon Yayınevi · 20256,9bin okunma
AYNI YERDEN YARA ALANLAR, YARALARINDAN TANIRDI BİRBİRLERİNİ!!!
10/10
·656 syf.·
2026 12. kitabı
Tulpar ve Ahuzar. Timur ve Ahu. Bu seriye koşarak Gökçen Serisini okuduktan sonra geldim. Yazarın kalemini beğendikten sonra, orada çok sevdiğim Timur'un da hikayesini anlatan bir seri olduğunu görünce kendimi Bülbül Kapanı'nı okurken buldum. Bu seriye başlarken yalan yok, sessiz Timur'un hikayesi nasıl olacak, çok sıkılır mıyım diye bir an korkmuştum ancak açıkçası aksiyon anlamında Gökçen'i geçmekle kalmadı baya baya beni yanıltıp heyecanlandırdığı sahneler oldu. Tulpar ve Ahuzar'a ben bayıldım. Karakterlerin içindeki karakterler... Madalyonun farklı farklı yüzleri ve aslında yaralarından kalplerini tanıyan iki insan. Hikaye Kenan denen bir yeraltı patronunun inine Üsteğmen Timur'un Tulpar adıyla sızmasını ve Kenan'ın takıntılı olduğu kadın Ahuzar'la tanışmasını anlatıyor. Oysa ki ikisi çok daha önce tanışmış ve Ahuzar onu görür görmez onu Kenan'dan kurtaracak adam olduğunu anlıyor. Çünkü Timur Tönge onu daha önce Beyrut'ta büyük bir patlamadan sağ kurtaran asker. Elinde sadece fotoğrafı kalan asker... Ve ikili hem birbirlerini tanır, hem büyük bir aşkla birbirlerine bağlanır. İkisinin arasındaki o aşkın adım adım oluşumunu, ikisinin de sevdasının masumluğunu yazar o kadar iyi aktarıyor ki... Kendinizi bu ikiliye dua ederken falan buluyorsunuz. Hele bir Uçurum sahnesi var ki beni hüngür hüngür ağlattı. Kadife'nin sahnesinde de baya ağladım. Baya baya kendime gelemedim. Kitap bu demeyin, ben okurken yaşayanlardanım. Beni çok etkiledi. Ahu ve Timur'un yanı sıra Cihan ve Biricik, Aknene, Adem ve Güldeste'yi ve daha nicelerini okuyoruz. Hele Aknene ve Adem beni mahvetti. Bu seride de Gökçen gibi kalan tüm yan karakterlere bayılıyorsunuz. Kızılgerdan ekibini de çok sevdim ve oradaki karakterlere de bayıldım. Açıkçası ben Bülbül Kapanı'na bayıldım. Gerçekten seride
Alıntı
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,024 okunma
EV KENDİNİ AİT HİSSETTİĞİN YERDİ!!!
10/10
·576 syf.·
2026 7. kitabı
Kepçük ve Pamuk... Bu seriye bir türlü inceleme giremeyişim içimde kalmıştı. Yeni bir yazarla tanıştım ve kalemini ben çok sevdim. Kepçük ve Pamuk... Murathan ve Gökçen... Her zaman söylerim, karakterlerin çocukluklarını da okuduğum zaman o kitaplarla aramda çok farklı bir bağ oluşuyor. Hatta bu seri için bebeklikleri demek daha iyi olacak. Yüzbaşı Murathan ve Doktor Gökçen'in bebekliklerinden süre gelen sevdasını okuyoruz. Ama asla sıkılmadan... Şahsen ben hiç sıkılmadım. Babaları asker olan ve çocuklukları birlikte geçen bu ikili babalarının şehit düşmesinden sonra bir anda ayrılıyor. Senelerce görüşemiyorlar. Ta ki Gökçen'in Silopi'ye atanmasına kadar. Orada Murathan'la yani Kepçük'le birbirlerini buluyorlar ve serimiz burada başlıyor. 4 kitaplık bir seri. Aralarındaki diyalogları ve sevgileri o kadar güzel ki inanın gözlerimden kalpler çıkararak okudum bu ikisini. Yeri geldi ağladım da diyebilirim. Su gibi aktı gitti. Hiç sıkılmadım. Sadece Gökçen ve Murathan değil, Barut Timi'ni de okuyoruz ve onların sevdalarını da... Yeni yeni karakterler giriyor, girdikçe onların aşkları ve maceralarını da okuyoruz. Ben tüm karakterleri çok sevdim. Ki bu benim için nadiren olur. Genelde yan karakterleri pek sevmem ve onların sahnelerini okurken sıkılır ve atlarım. Ama bu kitapta bunu yapamadım ve hepsiyle bağ kurup onların hikayelerini de merakla okudum. Özellikle en çok Timur'u çoook ama çoook sevdim. Zaten bu seriyi bitirdikten sonra onun da serisi varmış. Koşarak gidip onu okudum. Onun da incelemesini yapacağım birazdan. Yani demem o ki tüm karakterler can can... Kitabın en çok geçmiş sahnelerini, Pamuk ve Kepçük'ün çocukluk hallerini okumayı sevdim, babalarının dostluğunu, ailelerin dostluğunu, yani ben genel olarak bu serinin her satırını çok sevdim. Gökçen ve Murathan
Alıntı
Gökçen 4Loresima · Ephesus Yayınları · 20253,129 okunma
Reklam