Skrn

Skrn
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi
İstanbul
935 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Islat mızrakları... güneş tırmanırken. Islat mızrakları... güneş batarken. Mızrakları ıslat... ölmekten kim korkar? Islat mızrakları... bildiğim hiç kimse? Islat mızrakları... daha yaşam sürerken. Islat mızrakları... yaşam sona erene dek. Islat mızrakları... Yaşam bir düştür. Islat mızrakları... Tüm düşler biter. Islat mızrakları... gölge gidene kadar. Islat mızrakları... su kuruyana kadar. Islat mızrakları... Evden ne kadar uzakta? Islat mızrakları... Ölene kadar! Islat mızrakları... güneş soğuyana kadar. Islat mızrakları... su serbestçe akana kadar. Islat mızrakları... ben nefes aldıkça Islat mızrakları... çeliğim parladıkça
Fantastik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·280 syf.·
2022 28. kitabı
Alaycı Kuş. Uzun süredir merak ettiğim ancak bir türlü okumaya fırsat bulamadığım bir kitaptı. Türü Bilimkurgu. Klasiklerden birisi olan bu kitabı ben çok sevdim. Kitap bana göre geleceğin bir yansıması… İnsanların kendi ürettikleri robotların eline yavaş yavaş tüm yönetimi bıraktığı bir dünya düşünün. Robotlar işlevselliğine göre numaralandırılmış ve en zeki robot ise dokuzuncu yapım bir robot. Ancak bu son robot üretilirken bir hata yapılıyor. Hissedebilen, duyguları olan bir robot yapılıyor. İnsanların kıskançlıkla, kinle ve fesatla neler yapabildiğini düşünürsek çok zeki bir robota duygusallık eklemek mi? Müthiş. Öyle bir dönem düşünün ki insanlar ‘okumayı’ bilmiyor, üretim yok, dünya artık durmuş. Çünkü insanlar sürekli uyuşturucu kullanarak beyinlerini uyuşturuyor, orada burada üç insan toplanıp kendilerini yakarak toplu olarak intihar ediyor. Delilik her yanı sarmış ancak kimse bu deliliğin farkında değil. Çünkü farkına varamayacak kadar uyuşmuşlar. İşgüçlerinin çoğunu zeki olmayan düşük dereceli robotlar üstleniyor. İnsanlara gerek kalmamış. Ancak bu robotlar düşük dereceli. Kitabın çoğu kısmında okurken insanlardan alınıp robotlara verilen bu işlerin nasıl küçük basit hatalarla durma noktasına geldiğini görüyoruz. Çünkü oluşabilecek farklı sorunları çözme yetisi olmayan robotlar bunlar. Bu kısımları okurken günümüzde herkesin evinde olan robot süpürgeler geldi aklıma. Hani şu isim verilerek insanlaştırılan ancak bir engele takıldığı zaman çalışmayı durduran ya da aynı yerde kendi kendine dönen robot süpürgeler. Kitaptaki gelecekten fazla uzak değiliz sanki! Kitap, robotların tüm dünyayı yönettiği, insanların ‘okumak’ kelimesinin anlamını bilmediği, çocukların ‘doğmadığı’, insanların uyuşturucu kullanarak rutin bir şekilde beynini uyuşturduğu bir dönemde
Edebiyat
Alaycı KuşWalter Tevis · İthaki Yayınları · 2021648 okunma
Güç, başı yiyen bir taçtır.
10/10
·488 syf.·
2024 24. kitabı
Altın Oğul. Kızıl İsyan serisinin ikinci kitabı. Soluksuz okuduğum bir kitap daha. Darrow, enstitüde çok zorlu mücadeleler verip Baş Primus oldu. Ancak macera asla bitmiyor. Yazarın çok ince bir zekası var. Kitap asla umduğunuz gibi sürmüyor, her sayfasında ters köşe oluyorsunuz. İhanetler, yalanlar, savaşlar... Sonunda şoktan şoka girdim. İyi ki tüm kitapların tamamlanmasını beklemişim. Çünkü bu kitap biter bitmez şoka girerek resmen üçüncü kitaba koştum. Hemen ilk sayfayı okudum. Asla bitmiyor, bitti dediğiniz yerden yeniden bir savaş başlıyor. Hiçbir şey göründüğü gibi basit değil. Yazar kitabı ince ince öyle işlemiş ki her detaya hayran kalıyorsunuz. Sürekli yeni karakterler giriyor ve her karakterle de bir bağ kuruluyor. Çünkü ben tüm karakterleri sevdim. En kötü karakterlerin bile kendine has bir özelliği vardı. Beni çok güldüren karakterler de vardı. Kitapta en sevdiğim karakter hiç kuşkusuz 'Sevro' oldu. Küçük adamın sadakatine hayranım. Bu kitapta sadakatler sürekli değiştiği için ileride ne olur bilemem ama ben bu karaktere hayran kaldım. Umarım ileride değişmez. Yazarın sarsıcı sonları var. Her an bir dost düşman, bir düşman dost olabilir. Ummadığınız yerden yardım, ummadığınız yerden kurşun gelebilir. O yüzden ileride ne yapacak hiçbir şey kestiremiyorum. Ares'in kimliğini de öğrendik bu kitapta. Onu doğru tahmin etmişim. Tam tahmin ettiğim kişi çıktı. Ama hikayesi oldukça üzücüydü. Kitabı Darrow götürüyor gibi başlasa da ikinci kitapta diğer karakterlerin de ön planda olduğu bir kitap oldu. Artık sadece Darrow değil, diğerleri de benim gözümde ilk sırada. Hepsini çok seviyorum. Altın Oğul mükemmel bir ikinci kitaptı. Heyecan hiç bitmedi. Kızıl Yükseliş'te biraz sıkılsanız bile bence pes etmeden mutlaka ikinci kitabı okuyun. Hoş, bence Kızıl Yükseliş'te
Edebiyat
Altın OğulPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20151,662 okunma
EVREN HENÜZ TAMAMLANMADI!
8/10
·296 syf.·
2026 2. kitabı
Dune Mesihi. Paul ve Alia’nın yolculuğunda ikinci kitap. Birinci kitabın incelemesinde fazla spoiler olmasın diye Alia’dan bahsetmemiştim. İnanılmaz bir karakter olarak kitaba girdi. Anne rahmindeyken elde ettiği bilinçle çok farklı bir yaşam formu oldu bence. Ne insan diyebilirim ne de başka bir şey. Dolayısıyla ben çok sevdim. En sevdiğim karakter oldu diyebilirim. Serinin 2. Kitabında yeni bir imparatorluk ve bu imparatorluğun kurulduğu hızla çürümesini okuduk. Temeli sağlam olmayan her topluluk çürümeye mahkumdur. Burada da temeli ne kadar sağlam gözükse de aslında bir jenga gibi tek harekette yıkılacak bir İmparatorluk kuruldu. Paul’un birinci kitapta kaçmak isteyip kaçamadığı ne varsa başına geldi. Cihat’ı istemiyordu ama kendisi yaptı. Gerçekten kaçmak istedi mi? Yoksa içten içe aslında gerçekleşmesi için duyduğu hazza engel olamadı mı? Bence ikincisi… Bu kısımlar beni açıkçası çok yanılttı. Zaten Paul en başından beri Cihat’ın gerçekleşeceğini görüyordu. Ancak onun bir kahin olması, geleceği binlerce farklı formda görmesi bizim ne işimize yaradı? Bence hiçbir işimize yaramadı. Çünkü sonuç gene aynı oldu. O zaman Paul’un kehanetleri ya da geleceği görmesi neyi değiştirdi? Kitabın başından beri hemen hemen hiçbir şeyi… Bazı şeyleri sonuna doğru değiştirmeyi başardı belki ama onları da yarım yamalak yaptı. Hem Paul hem de Alia’nın üstüne yüklenen o tanrısal bakış açısı ve kahinlikleri ne işimize yaradı? Ben bu konuda büyük bir farklılık ya da başka bir şey göremedim. Daha farklı olaylar görmek isterdim. Dune hayranlarını kızdırmak istemem, ki ben de hayranım ancak 2. Kitap benim için bir hayal kırıklığı oldu. Olaylar birinci kitabın sonunda zaten çok hızlı ilerlemişken ve ben onu sindirememişken ikinci kitap benim için şok edici oldu. Olaylar hızla ilerlemiş,
1000Kitap
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
EV KENDİNİ AİT HİSSETTİĞİN YERDİ!!!
10/10
·576 syf.·
2026 7. kitabı
Kepçük ve Pamuk... Bu seriye bir türlü inceleme giremeyişim içimde kalmıştı. Yeni bir yazarla tanıştım ve kalemini ben çok sevdim. Kepçük ve Pamuk... Murathan ve Gökçen... Her zaman söylerim, karakterlerin çocukluklarını da okuduğum zaman o kitaplarla aramda çok farklı bir bağ oluşuyor. Hatta bu seri için bebeklikleri demek daha iyi olacak. Yüzbaşı Murathan ve Doktor Gökçen'in bebekliklerinden süre gelen sevdasını okuyoruz. Ama asla sıkılmadan... Şahsen ben hiç sıkılmadım. Babaları asker olan ve çocuklukları birlikte geçen bu ikili babalarının şehit düşmesinden sonra bir anda ayrılıyor. Senelerce görüşemiyorlar. Ta ki Gökçen'in Silopi'ye atanmasına kadar. Orada Murathan'la yani Kepçük'le birbirlerini buluyorlar ve serimiz burada başlıyor. 4 kitaplık bir seri. Aralarındaki diyalogları ve sevgileri o kadar güzel ki inanın gözlerimden kalpler çıkararak okudum bu ikisini. Yeri geldi ağladım da diyebilirim. Su gibi aktı gitti. Hiç sıkılmadım. Sadece Gökçen ve Murathan değil, Barut Timi'ni de okuyoruz ve onların sevdalarını da... Yeni yeni karakterler giriyor, girdikçe onların aşkları ve maceralarını da okuyoruz. Ben tüm karakterleri çok sevdim. Ki bu benim için nadiren olur. Genelde yan karakterleri pek sevmem ve onların sahnelerini okurken sıkılır ve atlarım. Ama bu kitapta bunu yapamadım ve hepsiyle bağ kurup onların hikayelerini de merakla okudum. Özellikle en çok Timur'u çoook ama çoook sevdim. Zaten bu seriyi bitirdikten sonra onun da serisi varmış. Koşarak gidip onu okudum. Onun da incelemesini yapacağım birazdan. Yani demem o ki tüm karakterler can can... Kitabın en çok geçmiş sahnelerini, Pamuk ve Kepçük'ün çocukluk hallerini okumayı sevdim, babalarının dostluğunu, ailelerin dostluğunu, yani ben genel olarak bu serinin her satırını çok sevdim. Gökçen ve Murathan
Alıntı
Gökçen 4Loresima · Ephesus Yayınları · 20253,171 okunma