Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra bile içinden çıkamazsın.Küçük Arı işte tam da öyle bir kitap oldu benim için. Kalbime dokundu, zihnimi sarstı ve insanlık denen kavramı tekrar düşündürdü bana.
Kitapta iki farklı dünyanın insanı var.Nijeryalı genç bir mülteci olan Küçük Arı ve İngiliz bir kadın olan Sarah. Aralarında coğrafyalar, kültürler, travmalar ve bambaşka yaşamlar var ama yolları öyle bir noktada kesişiyor ki, insan sadece hayret etmekle kalmıyor, empati kurmayı, vicdanı ve sorumluluğu da sorguluyor.
En çok etkilendiğim şey, Küçük Arı’nın dilindeki sadelikle acıyı bu kadar güçlü yansıtabilmesiydi. Onun bakış açısından dünyaya bakmak beni hem utandırdı, hem de duygulandırdı. Kitap, savaşın sadece cephede yaşanmadığını, bazen bir çocuğun gözlerinde, bir annenin suskunluğunda da sürdüğünü gösterdi bana.