İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ikinci romanı. Kitabın yarısına kadar görünüşte bir birinden alakasız bir çok hikaye okuyup yarısından sonra ancak bağlayabildiğimi ve sonrasında içine tamamen dalmış bir halde olduğumu görüyorum yazarı okurken. Bu nasıl bir kurgu sanatı, bu nasıl bir tasvir gücü;bu nasıl bir derinlik. Suskunlar romanını okuyup tahlilini yaparken zihnimde çokça çağrışım olmuştu. Puslu kıtalar atlası da aynı oldu. Önce zihnimde kitabı tekrar toparlıyorum, bir çok ayrıntı ile hakikate ulaşmaya çalışıyorum. Bunu bir okura hissettirmek kolay değil. Kitap da kolay değil. Ama değer....
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Basmakalıp laflara hakikaten itirazım yok dedi sonradan Ruth'a,asıl asabımı bozan şey bu sözlerin afra tafrayla,kibirli bir memnuniyetle,kesin bir üstünlük duygusu ile söylenmesi ve buna harcanan zaman."