İnsan çünkü hep olmayana hayrandı, kendi çok kolay saydığı ama bir türlü yapamadığını başkasında yapılmış görüp onun olağan bir güzellik olduğuna, istediği zaman kendisinin de olacağına inanmaya hayrandı.
İnsanın kendi kendisini zehirlediği ve bunun sakiliğini yaptığı, bir önceki günkü gibi uyuyamadığı, dün beğenerek yediği yemeğe bugün hüsran ile baktıran ve yedirmeyen, dünkü ellerini beğendirmeyen, kalan ömrünü gözünde de rununda da kaybettiren bir şey vardı.
İnsan şuurla bir şey yapamaz, yani taksitle senetle mal eşya falan alır ancak şuurla, başka bir şey yapamaz ama desen ki şuuru da zaten sandalye alacak kadardır, ona da amenna.
Baba bir keresinde öfkeyle, "Bana bak Aziz, bir şeyi illa hemen anlamak, hemen de yapmak zorunda değilsin. Bir söz, bir öğüt, bir işaret bütün bir ömür içindir, hatta belki senin otuz sene sonran için, o vakit kullanacağın bir süstür.