Bir Gardiyan bile cesaret edemedi sormaya
Bu adam niye böyle tuhaf konuşuyor diye:
Çünkü gardiyanın vazifesi
Olmuştu artık kendi kör talihi;
Gardiyan ağzına kilit vurmalı,
Yüzü duvar gibi olmalıydı.
Duygulanırdı yoksa,
Teselli etmeye çalışırdı:
Gerçi İnsanın Merhameti ne yapabilir ki,
Katiller Çukuru’na atılmışsa eğer?
Böyle bir yerde hangi zarif söz
Dost yüreğini avutabilir ki?