Mayis

TANZİMAT ROMANLARININ KALIPLARI
Buraya kadar, Tanzimat'tan bu yana varlığını sürdüren bir kalıp­tan söz ettim. Doğu bazen yaşlı aklı, bazen olgun fikirleri, bazen fe­tih hülyasını, bazen bozma kudretini, bazense sadece ruhu temsil ediyorsa da hemen her durumda eril bir kimlik olarak temsil edil­mişti. Avrupa'ysa bazen bozulmayı bekleyen bakire, bazen baştan çıkaran kadın, bazen ihtiyar kahpe, bazen yutucu dişi olsa da hemen hepsinde dişil özellikleriyle karşımıza çıkıyordu. O halde aklını kul­lanıp kadını ehlileştirecek, veya maddeye mana, bedene ruh katacak olan ya da "Ruhumu Geriye Ver"de olduğu gibi ruhunu, onu emip yutan dişiden geri alacak olan Doğulu erkekti. Aşağı yukarı böyle bir kalıp vardı burada.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Dudakların ruhumu emdi. Geri­ ver
Christopher Marlotve'un; Doklar Faust'undaki öpüşme sahnesinden yola çıkarak Peyami Safa. Faust, Helen adlı güzele kendisini öpüp ebedileştirmeşi için yalvarmaktadır. Helen Faust'u öper ve kaçar. Arkasından şöyle bağırır Faust: "Dudakların ruhumu emdi. Gel, Helen, gel, ruhumu geri­ye ver."
Sayfa 86·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Tanzimat Yazarlarının Bakışı
Avrupalı yazarların yapıtlarını aynen çevirmenin "müfid” (fay- dalı) olmadığı gibi "latif (güzel) de olmadığını savunan, "tab'-ı Os­ maniye mülayim gelmeleri için ta'dilane tercüme usulünü" öneren; her şeyin değil, uygun yapıtların, olduğu gibi değil, gerekli değişik­ likler yapılarak çevrilmesi gerektiğini savunan,Don Quijote'yi çe­ virmek yerine "İstanbul'da Bir Don Kişot u yazmayı tercih eden Ah­ met Midhat'ın, Meriç tarafından övülmesinin nedeni de Osmanlı'nın ehlileştirici gücüne olan bu güvenidir.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
TANZİMAT YAZARLARININ DÜŞÜNCESİ
"Tanzimat devrinde Batı fethedilecek bir ülkedir... Küffarın toprak­larını nasıl fethetmişsek, fikriyatım da fethetmek arzusu duyuyor­duk." " Ama kuşkusuz burada "aynen" çevirme çabasından çok, bir uyarlama, hatta bir bozma, bir kendine benzetme çabası söz konusu­dur.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Hayata Dair
İrfandan Kültüre, Ümrandan Uygarlığa
Avrupalılaşmayla birlikle irfandan kültüre, ümrandan uygarlığa geçişi bir "zelilâne düşüş", bir erillik ve haysi­yet kaybı, "rezil bir zevkperestlik" hikâyesi olarak anlatan Cemil Meriç, Şinasi'nin Asya'nın yaşlı aklıyla Avrupa'nın yeni fikirleri anı­sında öngördüğü evliliği, bu kuşağın fetih hülyasının bir ifadesi ola­rak yüceltir.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Hayata Dair