Mayis

BİHRUZ KARAKTERİ (BEHRUZ un Anlamı: İyi/mutlu gün )
Evet, Bihruz Bey de Ahmet Midhat'm züppeleri kadar tembel ve müsrif, Hüseyin Rahmi’ninkiler kadar bu­dala ve şıktır. Tüm züppeler gibi kibirlidir; kendi kültürünü yetersiz, kendi dilini kifayetsiz bulur. Bütün bu yönleriyle kuşkusuz o da "Bihruz sendromu"nu paylaşır. Üstelik, züppe karşıtlığının içerdiği cinsel endişe bakımından da kural bozulmaz. Sadece görüntü ve mo­da düşkünlüğüyle değil, aynı zamanda edebi telkine fazlasıyla açık olması, şıklıkla meftunluğu aynı kadınsı portrede birleştirmesi bakı­mından da tam bir efeminedir Bihruz.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Batı denen kitabı doğru okumak
Rakım Efendi de bir kalem efendisidir ama Felatun Bey gibi kendini kay­betmemiş, Osmanlı terbiyesini korumuş, Batı denen kitabı doğru okumuştur.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Sanat kimin içindir?
Kiralık Konak'ta Hakkı Celis'in ağzından açıkça söyler Yakup Kadri: Toplum­sal seferberliğin parçası olmayan sanat, "mensup oldukları milletin itikatlarını, gazalarını, hezimetlerini, elem ve neşatını terennüm eden o büyük halk ve millet şairleri" dışında kalan edebiyat, Edebiyat-ı Cedide, Fecr-i Âti, hece vezni arayışları hepsi "zampara edebi­yatı "dır. Sözünü ettiğimiz romanlarda züppenin yalnızca kan kılıklı olarak değil, aynı zamanda karı düşkünü olarak da resmedildiğini hatırlarsak, burada "zampara edebiyatı"yla züppe edebiyatının, Hü­seyin Rahmi'nin yapıtlarında müstehzi bir alayla andığı "Şişli edebiyatçıları"nın, "tatlısu edebiyatı”nın kastedildiği açıktır.
erkeğin züppeliği problemdir.
Yine de züppeliğin bir kadınsılaşma endişesi barındırdığı ölçüde bir erkek problemi olduğunu; kadının iffetinden çok, erkeğin haysi­yetiyle ilgili olduğunu söyleyeceğim ben. Erkeğin yerel-ulusal kim­liğiyle birlikte eril kudretini de yitirme endişesidir burada esas prob­ lem.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
Hayata Dair
SORUN 2 Babasızlık (güç boşluğu)
Modelden yoksun kalmak, dışsal telkine açık hale gelmektir. Ama burada bir ikinci motif daha vardır. Babasızlı­ğın yol açtığı kudret boşluğunda annesi tarafından alabildiğine şımarlılmıştır oğul. Namık Kemal’in İntibahında ya da Nabizade Nâzım'ın Zehra'sında da anneler oğullarını şımartayım derken, aslında kötü sonlarını hazırlamış olurlar. say 63
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Hayata Dair