Rüveyda

Rüveyda
“Bizi korkutan şey;içimizdeki karanlık değil,ışığımızdır”…” “Adığe Pşaşe”
Tüyleri diken diken eden o cümleler. Ancak kitabı okuyan anlar…
“Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim. Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
 Farzedelim ki şu anda sen cehennem gibi bir hayatın içindesin. Ama cennetteki yanın, bir perde üzerinde seyreder gibi şu an seni seyrediyordur. Bu da sen. O da sen. Sen ondan habersiz ama o senden haberdar. Bu kadar, hepsi budur. 
Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna. Bu kadar sert sınamak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allahın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert bir sınavıda ancak kulun Allah’a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi. Dünya cennet değildi evet; olsaydı, cenneti ne anlamı kalırdı?
Hep, her şeyi dönüştürebilmek için gereksindiğimiz şeyin – mucizenin – başka bir yerde olduğunu düşünürüz, oysa genellikle yanı başımızdadır. Bazen de o biziz, kendimiz. 
Birilerinin mucizesi olmak lazım Settarhan…