Rüveyda

Rüveyda
“Bizi korkutan şey;içimizdeki karanlık değil,ışığımızdır”…” “Adığe Pşaşe”
Bazı Hikâyeler İçimizde Kök Salar
10/10
·536 syf.··
2026 37. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 18:52
Bazı kitaplar olay anlatır, bazıları duygu bırakır.Nar Ağacı bende uzun süre geçmeyen bir hüzün bıraktı:( Romanın en etkileyici yönlerinden biri, tarihle duyguyu dengeli biçimde birleştirmesi. Özellikle savaşın insanlar üzerindeki sessiz yıkımı büyük olaylardan çok küçük ayrıntılarla anlatılmış.Kaybedilen evler, yarım kalan aşklar ve suskunluklar kitabın atmosferini oluşturuyor. Geçmişin insan ruhunda nasıl yaşamaya devam ettiğini anlatan güçlü bir roman. Nazan Bekiroğlu’nun şiirsel dili sayesinde savaşın, göçün ve kaybolan hayatların acısını çok derinden hissettim. Bir ağacın dallarında sadece meyve değil; özlem, savaş ve yarım kalmış hayatlar da büyüyormuş… Nar Ağacı’nı okuyunca anladım. Okurken hiç acele etmedim. Zaten istesem de edemezdim:) Sakin sakin, derin derin işledim cümleleri içime. Yavaş ilerleyen ama çok etkileyici bir kitaptı. Tavsiye ederim…
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Bu nasıl bir aşk demeye hazır olun…
8/10
·376 syf.··
2026 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 15:21
Madeline Miller bu romanında Homeros’un İlyada destanını Patroklos’un gözünden yeniden yorumlamış. Kitabın başlarında Akhilleus ve Patroklos’un ilişkisinin işlenişi beni çok zorladı; bu yakınlığın anlatılma biçimi bende oldukça büyük bir rahatsızlık yarattı. Ancak Miller, hikâyeyi ilerledikçe bu ilişkiyi öylesine duygusal bir zemine taşımış ki başlardaki o his giderek yerini derin bir bağa bıraktı. Son üç bölüm ise kitabın asıl gücünün ortaya çıktığı yer. Savaş, kayıp ve kader temalarını öylesine yoğun bir duygusallıkla işlemiş ki sayfaları çevirmekten kendimi alamadım; başlardaki rahatsızlık adeta silinip gitti. Yazarın akıcı ve lirik üslubu, antik Yunan mitolojisini soğuk bir efsane olmaktan çıkarıp nefes alan karakterlere dönüştürmüş. Sabırla okunması gereken, sonu çok iz bırakan bir roman.
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Hayallerimize ulaşmak her zaman mutluluk getirir mi?
Puan vermedi·496 syf.··
2026 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 21:42
Ahhhh!!! Ne söyliyim, nerelere gideyim!?! Ahhh Martin ah! Aşkı için gökyüzüne uzanan bir adamın, yıldızların aslında ne kadar soğuk olduğunu fark etmesinin hikayesidir bu. Denizin tuzunu teninde, emeğin nasırını ellerinde taşıyan Martin’in; aşkı bir pusula yaparak burjuvazinin ışıklı dünyasına girmeye çalışmasının trajik öyküsüdür bu. Ah Martin bilgiyi nasıl da açlık gibi tükettin!Cehaletin getirdiği o huzurlu karanlıktan çıktın ancak aydınlığın soğukluğuyla karşılaştın. Ruth(Martin’in sevdiceği) sen sus!! Bu trajedide burjuva değerlerinin sığ bir temsilcisi olmaktan öteye gidemedin; Martin'in ruhunu değil, onun toplumsal statü potansiyelini sevdin, yazıklar oldu sana! Martin’i okurken veya okumadan ya da okuduktan sonra Jack London’ın hayatını anlatan o video serisini izlerseniz kitapta yazarın hayatından paylaşılan izleri de göreceksiniz tabi ki. youtu.be/Du67HDLOUN8?si=... (Karavandaki Adam) Okuyun, kesin okuyun… Ne çok ahhh dedim… Ahhh Martin…
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017134,4bin okunma
Geçmiş biter mi, yoksa bugünün içinde sızlamaya devam mı eder?
9/10
·312 syf.··
2026 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 14:14
Kitapta "Gece açan çiçekler" metaforu, ancak karanlıkta, kimse görmezken ve acının en yoğun olduğu anlarda ortaya çıkan duyguları, itirafları ve gerçeklikleri temsil ediyor. Tarık Tufanın’ın ilk okuduğum kitabı. Kurgusunu, dilini çok beğendim. Diğer kitaplarını da okumak isterim. Kokuları, sesleri, görüntüleri, Canfeda konağının karanlığını, tozlarını, karakterlerin buhranlı hallerini, çocukluk yaralarını derinden naif bir şekilde hissettiriyor. Okuyucu olarak adeta izleyici olmaktan çıkarıp, ana karakterin iç sesiyle baş başa bırakıyor. Kitap sadece psikolojik bir hesaplaşma değil, aynı zamanda iki farklı zaman dilimi arasında köprü kuran tarihsel bir kurgu niteliği de taşıyor. “İki İstanbul, İki Yangın, Bir Yazgı” Tarihselliği düz bir kronolojiyle değil; paralel kurgu yöntemiyle, yani günümüz ile Osmanlı’nın son dönemleri arasında gidip gelerek işliyor. 1900’lü yıllarla, 2020’li yılları bir güzel harmanlamış ki… Çok da detay vermeyeceğim. "İnsan en çok kendinden kaçarken yorulur; çünkü nereye gitse kendisini de yanında götürür." Okumanızı tavsiye ederim, akıp gidecek…
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258bin okunma
9/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 16:59
Ben kitapların, filmlerin içine öyle bir girerim ki, mutlaka bir karakteri oynarım. Gazap üzümlerinde tabi ki ‘Ana’ydım Kitap çok yavaş ilerledi, şikayetlendiğim, bunaldığım yerler oldu. Neden? Çünkü nefsime iyi gelmedi. O sefil haller, rezillikler, perişanlıklar, hor görülmeler… Kitap bittiğinde uzuuuun bir süre durdum, tefekküre daldım, zor çıktım Ana Joad yani Ma Joad’ın güçlü karakteriyle kendimi çok karşılaştırdım. Özellikle kendi analığımı, zorluklar karşısındaki mızmızlıklarımı.Ve kitabı okumadan önceki ‘Ben’le okuduktan sonraki ‘Ben’ in aynı olmadığını hissetmeye başladım bile. Bunun için de Steinbeck’e minnettarım Hikayenin kurgu ama olayların acı gerçekler olması;Steinbeck’in bu insanlarla bizzat görüşmeler yapmış ve gözlemlerini romana taşımış olması da yeterince üzücü. Yine üzülecek bir şeyler bulduk… Kısacası;Gazap Üzümleri sadece bir ailenin değil, bir dönemin acısını anlatıyor. Okurken insanın içi sıkılıyor ama aynı zamanda insanlığa dair umut da yeşeriyor. Özellikle Ma Joad karakteri uzun süre akıldan çıkmıyor. Yavaş ilerleyen yerleri olsa da verdiği mesaj oldukça güçlüydü. Tabi ki çok tavsiye ederim…
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,5bin okunma