Rüveyda

Rüveyda
“Bizi korkutan şey;içimizdeki karanlık değil,ışığımızdır”…” “Adığe Pşaşe”
Şu derin mânâlara gel!
“Bazen en büyük hakikatlerin bilgisinin en büyük günahlarla yan yana durduğunu unutma Settarhan. Aşkın nizamı parçalanınca her şey göze abes görünmeye başlar. İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskir…”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayallerimize ulaşmak her zaman mutluluk getirir mi?
Puan vermedi·496 syf.··
2026 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 21:42
Ahhhh!!! Ne söyliyim, nerelere gideyim!?! Ahhh Martin ah! Aşkı için gökyüzüne uzanan bir adamın, yıldızların aslında ne kadar soğuk olduğunu fark etmesinin hikayesidir bu. Denizin tuzunu teninde, emeğin nasırını ellerinde taşıyan Martin’in; aşkı bir pusula yaparak burjuvazinin ışıklı dünyasına girmeye çalışmasının trajik öyküsüdür bu. Ah Martin bilgiyi nasıl da açlık gibi tükettin!Cehaletin getirdiği o huzurlu karanlıktan çıktın ancak aydınlığın soğukluğuyla karşılaştın. Ruth(Martin’in sevdiceği) sen sus!! Bu trajedide burjuva değerlerinin sığ bir temsilcisi olmaktan öteye gidemedin; Martin'in ruhunu değil, onun toplumsal statü potansiyelini sevdin, yazıklar oldu sana! Martin’i okurken veya okumadan ya da okuduktan sonra Jack London’ın hayatını anlatan o video serisini izlerseniz kitapta yazarın hayatından paylaşılan izleri de göreceksiniz tabi ki. youtu.be/Du67HDLOUN8?si=... (Karavandaki Adam) Okuyun, kesin okuyun… Ne çok ahhh dedim… Ahhh Martin…
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
9/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 16:59
Ben kitapların, filmlerin içine öyle bir girerim ki, mutlaka bir karakteri oynarım. Gazap üzümlerinde tabi ki ‘Ana’ydım Kitap çok yavaş ilerledi, şikayetlendiğim, bunaldığım yerler oldu. Neden? Çünkü nefsime iyi gelmedi. O sefil haller, rezillikler, perişanlıklar, hor görülmeler… Kitap bittiğinde uzuuuun bir süre durdum, tefekküre daldım, zor çıktım Ana Joad yani Ma Joad’ın güçlü karakteriyle kendimi çok karşılaştırdım. Özellikle kendi analığımı, zorluklar karşısındaki mızmızlıklarımı.Ve kitabı okumadan önceki ‘Ben’le okuduktan sonraki ‘Ben’ in aynı olmadığını hissetmeye başladım bile. Bunun için de Steinbeck’e minnettarım Hikayenin kurgu ama olayların acı gerçekler olması;Steinbeck’in bu insanlarla bizzat görüşmeler yapmış ve gözlemlerini romana taşımış olması da yeterince üzücü. Yine üzülecek bir şeyler bulduk… Kısacası;Gazap Üzümleri sadece bir ailenin değil, bir dönemin acısını anlatıyor. Okurken insanın içi sıkılıyor ama aynı zamanda insanlığa dair umut da yeşeriyor. Özellikle Ma Joad karakteri uzun süre akıldan çıkmıyor. Yavaş ilerleyen yerleri olsa da verdiği mesaj oldukça güçlüydü. Tabi ki çok tavsiye ederim…
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,7bin okunma
Suçum, sadece sevmekti…
10/10
·1062 syf.··
2026 27. kitabı
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Dünya edebiyatının en meşhur giriş cümlesiyle başlayan bu dev yapıt, bize mutluluğun değil, mutsuzluğun anatomisini anlatıyor. Tolstoy, 1000 küsur sayfa boyunca sadece bir kadının trajedisini değil, koca bir imparatorluğun ve insan doğasının röntgenini çekiyor. Anna Karenina karakteri, edebiyat tarihinin en kanlı canlı, en gerçek kahramanlarından biri. Onun Kont Vronsky’ye olan tutkusu sadece bir ihanet değil; içinde hapsolduğu donuk, kuralcı ve ikiyüzlü yüksek sosyeteye karşı bir başkaldırıdır.Ancak Tolstoy bize şunu hatırlatıyor: Toplumu karşısına alan bir kadın, o toplumun vicdan azabıyla ve kendi suçluluk duygusuyla nasıl baş başa kalır? Anna’nın yavaş yavaş paramparça olan ruhunu okumak, bir trenin yaklaşmasını izlemek kadar gerilimliydi bence. Birçok okur Anna ve Vronsky’nin aşkına odaklansa da, benim için kitabın asıl kalbi “Levin”dir. Levin’in toprakla, inançla ve ölümle olan mücadelesi aslında bizzat Tolstoy’un kendi arayışıdır. Anna şehri, tutkuyu ve yıkımı temsil ederken; Levin köyü, sadakati ve anlam arayışını temsil ediyor. Kitabın bu iki zıt hayatı paralel işlemesi, eseri sadece bir roman değil, bir hayat rehberi kılıyor. ️Belki bir parça SPOİLER!!!️ Kitapta beni en çok etkileyen, toplumun Vronsky gibi bir erkeği "çapkın" olarak kabul edip, Anna gibi bir kadını "iffetsiz" diye dışlaması oldu. Tolstoy, 19. yüzyıl Rusya’sındaki bu ahlaki çifte standardı öyle ustaca işliyor ki, günümüzde bile ne kadar güncel olduğunu hayretle görüyorsunuz. ****Neden Okumalısın?**** Tolstoy, bir karakterin zihninden geçen en ufak bir kıskançlığı veya pişmanlığı sayfalarca anlatırken sizi hiç sıkmıyor; aksine "Evet, aynen böyle hissedilir!" dedirtiyor. Bir at yarışını,
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma