Zekanın görevi ilkel, anarşik duyguları birleştirip, yönlendirmek ve onlara yeni bir ifade imkanı vermektir.
Çünkü tüm duygu durumları, istekler doğası gereği belirsizdir, kördür ve neticede güçsüzdür. Kendiliğinden dışa vuran sinir, korku gibi içgüdüsel duygular hariç, birçok
duygu aklın desteğini gerektirir. Ruhumuzda can sıkıntısı, huzursuzluk yaratırlar ve bu rahatsızlıkları anlamlandıran akıldır. İsteği tatmin etme yollarını araştırması gereken de akıldır. Mont-Blanc Dağı'ndaki kar fırtınasında kalmış olsak, soğuktan acı çekip, feci bir şekilde ölüm korkusu içine
düşsek tehlikenin geçmesini beklemek için kıyıda köşede barınak kazma önerisini akıl telkin eder.