Meryem C.K

Meryem C.K
-Hani yarınlar daha güzel olurmuş diyorlardı Olric. Bu yaşadığımız gün de dünün yarını değil mi? -Kandırıyorlar efendim, kandırıyorlar... Tutunamayanlar-Oğuz Atay
Bursa
izmir, 16 Eylül 2003
24 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
insanın değer ölçütü
8/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Kitap başlı başına çok güzeldi ama benim en çok dikkatimi çeken şey yazarın değer yargılarını eleştirdiği kısım oldu. Yazarın da zaten detaylıca anlattığı şeyi size kendimce aktarmak isterim. İnsanların değerlerini ölcerken Hitler Almanyasında yapıldığı gibi onurdan gelen değer ile yarardan gelen değer karıştırılıyor arık birçok toplumda. İnsanların değeri topluma olan aktif katkılarıyla ölçülüyor. Halbuki bu bir yönüyle nihilistliğe kaçan bir düşünce. Çünkü bu tutum bizi şuraya götürür: Her şey topluma olan katkısı doğrultusunda değer kazanır. Kişinin varoluşundan gelen bir değer yoktur. Dolayısıyla bu tutumu savunduğumuz taktirde aynı Hitler gibi bizim de nevrotik rahatsızlığı olanlar, sakatlar, yaşlılar gibi toplumsal yaralılığını kaybedenleri öldürmemizin önündeki tek engel insanın kişisel tutarsızlığıdır. Yazar insanın değerini tüm bunlardan ayrıştırarak Şöyle açıklamış; "Her bireyin değeri onunla kalır. Bunun nedeni ise geçmişte söz konusu kişinin gerçekleştirdiği değerlere dayanır ve bugun koruduğu ya da koruyamadığı yararlılığa bağlı değildir".
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Reklam
8/10
·264 syf.··
2021 4. kitabı
İlk önce genel bir bilgi veriyim; Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali‘nin ilk eseri olduğu gibi Türk Edebiyatı’nda yazılan ilk kasaba romanıdır. Sabahattin Ali Türkiye Komünist Partisiyle ilişkisi olduğu gerekçe gösterilip tutuklanmıştır. Sabahattin Ali, 1 yıla mahkûm edilip, Aydın cezaevinde yatmıştır. Aydın’daki cezaevinde yatarken tanıştığı ve hayatını dinleyerek etkilendiği Yusuf’un yaşadıklarından yola çıkarak Kuyucaklı Yusuf adlı romanını yazmıştır. Kuyucaklı Yusuf, o zamana kadar öykü yazarı olarak bilinen Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan ilk romanı olmuştu. Kuyucaklı Yusuf, Türk romancılığında ilk kez, devlet ve sermaye gücü karşısında ezilen Türk köylüsünün dramını anlatmıştır. Sosyalistlerin çok sevdiği bu tip konular, ilk kez bir Türk romanında işlenmiştir. Marksist düşünceleri yüzünden hapse giren, hatta hayatını da bu nedenle kaybeden Sabahattin Ali’nin bu romanı uzun bir müddet devlet tarafından okunması yasaklı bir roman olarak kabul edilmiştir. Spoilerr!_______________________________________ Bunları öğrendiğimde cidden çok şaşırdım. Ama Sabahattin Ali'nin bu romanı "hapishanede" tanıştığı Yusuf adında bir adamın sergüzeştinden esinlenerek yazması bana; acaba bizim kuyucaklı Yusuf'un sonu da mı kodeste bitti dedirtti. Kitabın sonu malûm sonuçta. Sabahattin Ali'nin kitaplarında en çok sevdiğim şey karakterlerin asla mükemmelin yanından dahi geçmemesi. Yusuf korkak bir adam. Ne kadar ailesi ölünce ağlamasa parmağı kopunca bağarmasa da korkak biri o. Çünkü hissetmekten korkmak, kaçmak ve kendini dünyaya, insanlara kapamak en büyük cesaretsizliktir.
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Lilith Yayınevi · 2018210,5bin okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
1192 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 13:44
Kalbimi söküp alan çok içime işleyen bir kitaptır bu. Öyle ki sokakta buldup ve sahiplendiğim kedimin ismini Zeze koymuştum. Zezenin çocukluğunun zehirlenişinin hikayesidir Şeker Portakalı. Bir büyüme hikayesidir, çocukluğun katlidir. Çocuğu katleden yetişkinlerdir. Kim bilir, belki çocuklukları başka yetişkinler tarafından katledilmiş yetişkinler...
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
7/10
·160 syf.··
2020 3. kitabı
Günlerdir üst üste Reşat Nuri'nin kitaplarını okudum diye mi bilmem benim için bir nebze sıradanlaşmaya başladı. Ama buna ramen hoş bir kitaptı. Daha en başta Ali Rıza Bey'in o halsiyetli hallerini gördükçe içim acımıştı. İster istemez bir merhamet dolmuştu içime. Çünkü artık Reşat Nuri'nin bu derece düzgün ve idealist karakterlerinin tüm sivrilişini nasıl da realistlikle törpülediğini daha iyi öğrendim.
Edebiyat
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636bin okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Reşat Nuri Güntekin'in okuduğum ikinci romanı. Bu roman hiçbir madalyonun tek bir yüzü olmayacağınını bize açık bir dille anlatıyor. Her şey iyi hoş ama o zavallı adam benim içime çok dokundu. İnsanı en çok acıtan da anlaşılmamak, yanlış anlaşılmaktır kanaatimce. İnsana yaptığı iğrençliklerin yüzüne vurulmasından çok yapmadıklarının yüzüne vurulması koyar. Çok acı çok... Kitabın bilhassabu karakteri üzerine spontane bir şekilde bunu yazdım defterime; Yaşayan Adama Ağat Güneşin altında bir yanık et kokusu... Yüzümü çevirdim, kalbimi, vicdanımı çevrdim. Yakıyorlar adamı, göz ucuyka bakıyorum, Adam hala yaşamakta. Akbabalar etrafında, didiklemekte etini. Hayır adam yaşamakta. Adam keşke, keşke ölmüş olsaydı...
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Reklam