M.N.B

M.N.B
@MeL_atmazel
"Hiroşima'daki nükleer patlamadan sonra üzerindeki giysilerin deseni kadınların tenine nakşolmuş, derler. Bir kadının sayısız kez bıçaklanarak öldürülüşünü izledim geçen gün. "Yardım edin" yakarışının perde perde soluşunu dinledim. O soğukkanlı kocanın bıçağını çekip kadının üzerine yürümesiyle birlikte orada bulunan herkesin nasıl ustaca sıvıştığına tanık oldum. Sonra da sustum. Tıpkı giysilerdeki çiçek motiflerinin ateşle tene nakşolması gibi, kadınlığın feryatları hepimizin ruhuna ateşle oyuluyor. Kadının kaybettiği bir savaşta kimsenin kazanma şansı yoktur. Yalnızca izliyoruz. "Ölüyorum, yardım edin" diye feryat eden bir kadının öldürülüşünü izlemekle ölüyoruz. Öldürülen her kadınla biraz da erkekliğimiz ölüyor. Ve biz susuyoruz. Kimseye söyleyecek bir sözümüz yok. Kimseye susacak bir sözümüz bile yok. Kendi kendimize susuyoruz. Kendi kendine susana da deli denir mi?"
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kaç kuruşluk hatırın kaldı ki bende? Yitirdiklerin canını yakar; Söndürdüğün ateşin küllerinde, Kaybettiklerini ararsın."
Hayat; "... kimine av, kimine oyun, kimine de maskeli balolar sundu."
Bu mektupları masal sanıyorsan aldanıyorsun. Kalemi Aleve batırıyorum..
Ocakta kaynayan su misali gece Damla damla savruluyor gök/yüzünde Parçalanmış ciğerler her bir nefeste Yazsam bitecek sanırsın gece Sus/kunluğumda kaç geceyi öldürdüğümü bilmeden. Haydi, uyu göz/lerim, yaşların damlamasın geceye____Yağmur sansın hicran, kokusundan alışverisin umudu. Bir kül tablasına kaç gece yükledik. Varsın bilmesin hiç birini yanık SEVDA Sabah hepimize aynı GÜNEŞ doğacak nasılsa!