İnsan hayatın bir yerlerinde ölüyor aslında. Ruhuyla arasına yaşamak kadar uzun bir mesafe giriyor. Ölüyor insan ve yeniden diriliyor. Umut etmek için diriliyor, başlayabilmek için diriliyor, doğru dürüst bir tek cümle kurabilmek için diriliyor işte.
Sonra...
Sonrası karanlık.
Ölüme gözyaşı dökmenin derecesi, ölümün kendi benliğine yakınlaşma derecesi kadardır. Bu yüzden en çok kendi benliğimize yakınlaşan varlıkların ölümüne ağlıyor insan.
"- Hiçbir Mümin yoktur ki, Allah korkusundan gözlerinden sinek başı kadar yaş çıksın ve yüzüne sıcaklık isabet etsin de, o kimseye ebediyyen cehennem ateşi değsin."