Adamın biri Hz. Ali (kerremellahü vechehü)'ye sorar: "Ey Müminlerin emiri! Bana dünyayı vasfet."
Hz. Ali (k.v) der ki:
"Ben sana dünyayı nasıl vasfedeyim ki, orada sıhhatli olan hastalanır, ondan emin olan pişman olup müteessir olur. Orada zengin olan fitneye uğrar, helâl olanın da hesap, haram olanında azap vardır. şüpheli olanlarda ise sitem vardır."
Dünyaya ait işler, kırılmağa mahkûm sişeler hük- mündedirler;bâkî umûr-u uhreviye ise,gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inadlı taleb ve hâkeza şedîd hissiyatlar, umûr-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı, şiddetli bir sûrette fâni umûr-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiatlarını vermek demektir.