Beri gel daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hırgür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek.
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikisi de.
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız?
İki büklüm gök kubbenin altında, ne diye?
Sen habire gevele dur bakalım.
Ha bire ‘Usul boylu birlik çam ağacı’ de.
Sonu nereye varır bunun, nereye?
Dünyada nice diller var, nice diller.
Ama hepsinde anlam bir.
Dini, dili, kültürü yüzünden yanından uzaklaştırdığın ya da mesafe koyduğun hatta belki sözlerine kulaklarını tıkadığın insan tekâmülüne ivme kazandıracak bir dersle karşında duruyor olabilir. Bilemezsin. İnsanlara karşı kibirli olmaya hakkın yok. Kimseyi kategorize etme... Kendi doğrularına uymuyor diye başkalarının doğrularını yok sayma... Çünkü kimse tesadüfen çıkmaz karşına. Yaprağın hareketi bile ilahi düzenin matematiğinde hesaplanmışsa, seninki düzenin dışında işliyor olamaz. Her an ilahi sistemin gözetimi altında tutulduğunun farkında ol... Olanı nasıl karşıladığınla ya da karşılamadığınla tekâmülünü olumlu/olumsuz etkilemeye devam ettiğini bil.
İnsanoğlunun çıkarcılığı karşısında var ettiği ayrımcılık kabul edilemez. Kimse sahip olduklarından dolayı üstün sayılamaz. Buna karşılık kimse sahip olmadıkları yüzünden aşağılık görülemez.
Bu da demektir ki bildiğin yaşamına sirayet etmemişse eğer irfan sahibi olamamışsındır. Bu yüzden bilgi kıymetlidir, ama bilgiyi hakikate işlemek çok daha kıymetlidir.