Bir değişikti Nejat. Öbürleri gibi akşam sabah kedi kovalamayı aklı havsalası almıyorudu faraza, eşşek kadar hayvansınız, ne diye kedi kovalarsınız, salak mısınız arkadaşım siz diyordu, işiniz gücünüz yok mu aslanım sizin, ne istiyorsunuz kaşık kadar kedilerden? Ama kediii diyorlardı cevaben. Ee, o kediyse sen de köpeksin, ne olmuş, kovalaman mı lazım, salak! Anlamıyordu.
Daha basit anlatayım: Boşlukta kalan bir şey yoktur. Hayat denen Hereke halısının birbirine ilmeklenmemiş düğümü yoktur, onun bununla alakası yok diyebileceğin bir şey yok, şu şunun başlangıcı değil, zaten şu da şunun devamı değil diyebileceğin hiçbir şey yoktur. Alnını kırıştıra kırıştıra bakar, görmezsin.