Murat Yahşi

"Koca İstanbul Şefim, içine giren kaybolur, bulunmak istemeyen birini nasıl bulacaksın ki?"
Sayfa 56 - Merkez Efendi Mezarlığı, İstanbul, 1985·Kitabı okudu
Fikir Evreni
~ ...umut etmek bağımlılıktı, kolay vazgeçilemiyordu... ~
Sayfa 52 - Merkez Efendi Mezarlığı, İstanbul, 1985·Kitabı okudu
Fikir Evreni
Diriler ölmek istemezken, belki ölüler de dirilmek istemezdi. Tanrı varsa ölüm yoktu. Ama Tanrı yoksa ölüm tek hakikat halini alırdı.
Sayfa 15 - Merkez Efendi Mezarlığı, İstanbul, 1984·Kitabı okudu
Fikir Evreni
~ Gerçek, sevgi gibiydi, önce hissetmek sonra anlamak gerekirdi... ~
Sayfa 13 - Merkez Efendi Mezarlığı, İstanbul, 1984·Kitabı okudu
Fikir Evreni
İnsan doğduğu yeri seçemez, öleceği yeri seçebilirdi. Mezardakiler bunu öldükten sonra anlayabiliyordu. Arzularının peşinde ömür boyu koştururken hiçbirinin nerede öleceğini düşünmeye zamanı olmuyordu. Ansızın kendilerini bir çukura kapatılmış bulunca da canhıraş feryat ediyorlardı. Ama Avdo nerede öleceğini düşünmüştü. Bir gece süren, uzun, karanlık boşlukta. Yıllar önce. Buraya yerleşti, burada ölmeyi seçti. Erguvan ağacının altındaki mezarın yanına kendisi için de bir mezar yaptı, üstüne isimsiz bir taş koydu. Avdo'nun yalız, sabırlı taşı. Günü geldiğinde oraya girecek, bitişikteki mezarda onu bekleyen kadının yanına uzanacaktı. Dingin gecede, göğün bir ucundan diğer ucuna gümüş renkli yıldız kaydığında. Uzun, karanlık gecede. Tanrımız!
Sayfa 12 - Merkez Efendi Mezarlığı, İstanbul, 1984·Kitabı okudu
Fikir Evreni