Amasya'da ve Erzurum'da mandacılık konusunda Mustafa Kemal'i ikna edemeyenler, Sivas'ta zafer kazanmaya kararlıdır. 8 Eylül gününün akşamı, bu konuda hararetli tartışmalar yaşanırken, gür bir ses herkesin konuşmasını bastırır: "Paşam! Üyesi bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun, şiddetle red ve takbil ederiz. Farz edelim ki manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve telin ederiz."
On sekiz yaşındaki tıp öğrencisi Hikmet'in sözleridir odayı buza kesen!.. Manda yanlıları, tüyü bitmemiş birinin yaptığı böylesine cüretkâr bir konuşmanın ellerini güçlendirdiğini sanırken, Mustafa Kemal'in sesi duyulur: "Evlat, müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz azınlık kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal, ya ölüm!"