“Kan döken öfkelerle çıldırtan gamsızlığın, taş gibi ağır acılarla isterik neşelerin, hazin
doğumlarla gülünç ölümlerin, zehirli nefretlerle zaaflı aşkların, kedi ile köpeğin, eğri ile doğrunun, ak ile karanın ana-baba bir kardeşmişçesine birlikte ve birbirini yiyerek yaşadığı; düzgün hayatlar cephesindekilerin akıllarına sığmayacak kadar karışık, hayat denen muammanın kısa bir özetini andıran, o diğerlerine benzemez sokaklardan geçti.”
Çünkü esareti altında yaşadıkları
aklın hükümlerini bir ferman gibi kabul etmediklerinde hayatta olamayacaklardı. Var kalmayı hür kalmaya tercih ettiklerinden ruhları, içinde dişlilerin tıkırdadığı bir hesap makinesinden farksız zihinlerinde hapisti.
İnsanoğlu açgözlüdür, ancak zeki ve organizedir.. Bu yüzden bazı şeyler insanoğlunun eline geçmemelidir.. Çünkü insanın havsalası her şeyi kavramaya yetmez.. Bazı şeyler sonsuza kadar gizli kalmak zorundadır..
Seni özlemenin bir tarifi yok, bir yolu yok seni özlemenin.. Gözlerinin içine baktığımda, yanaklarının kıvrımındaki tebessümü gördüğümde özlemin içimi parça parça ettiğini nasıl anlatayım..