Ey mişken dil mertal
Me nave ne Serebend ne Serdar.
Bi pergala xwe ya pîroz,
Em in ew en bextewar.
Ey mişken dilşad!
Helbet ji me re pewist e penir û zad.
Le ji her tiştî xweştir e,
Mişkîstaneke azad.
4 yıldır baskısı bulunmayan Yanılgının İcadı yeniden basılıyor, güncellenmiş 2. baskı çıkıyor. 20 Ağustos'ta sizlerle olacak. Yanılgının İcadı; insan beyninin düzgün çalışırken yaptığı hataları işliyor.
Böyle enstitüler var mı diye aklınıza gelebilir. Türkiye'de olmadığı muhakkak. Zaten sorun da burada başlıyor. Yazının başlığı aslında "Üniversiteler ne iş yapar?" olmalıydı. Geçenlerde muhterem hocam ve dostum Prof . Doğan Kuban ile birlikte kütüphanemde bulunan iki enfes atlasa bakıyorduk. Her ikisi de Ermeni diyasporasının üyelerinin ürünleri. Biri bir Ermenistan tarihsel atlası, doğal olarak bizim tüm Doğu Anadolu'yu içeriyor. Diğeri de Ermenistan' ın tarihi haritaları. En eski devirlerden başlıyarak en geniş anlamıyla eldeki Ermenistan haritalarının tıpkı basımlarını veriyor. Bunun içine Türkiye'nin neredeyse yarısı alınmış. Türkiye ile ilgili ne birine ne de diğerine benzeyen bir çalışma yapıldı günümüze kadar. Bir gün biri çıkıp bizlere Ptolemaios'un Atlası'ndaki Gordaion Oros'un veya Kiepert'in Atlas Antiquus'undaki Gordaia'nın anlamlarını da kendince hatırlatacaktır. Bu terimlerin anlamlarını buraya yazmıyorum.
Bekliyorum ki artık Türkiye'yi yönetenler akıllarını başlarına alsınlar, üniversitelere saldırmak yerine, üniversitelere kafaları türbanlı kızları nasıl sokacaklarını planlamak veya imam mekteplerinden gelenleri üniversitelere doldurma hülyaları görmek yerine, üniversitenin gerçek işlevini hatırlasınlar.