Zeyn’

Zeyn’
@Medfen
Kapak, yorgun ve yıpranmış; metin tertemiz…
Dünya malına sahip olup da kardeşini ihtiyaç içinde gördüğü hâlde ondan şefkatini esirgeyen kişide Tanrı'nın sevgisi olabilir mi?
Sayfa 1 - (1. Yuhanna 3:17. bap)·Kitabı okudu
İncil
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
…kullar rızklarını ellerinin emeğiyle kazandıklarını sansalar da, onları 'halk eden' yedirir ve içirir. …Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızk verir.
Hz.Meryem
"Allahu Teâlâ buyuruyor; bir Allah dostuna düşmanlık edene karşı, ben savaş açarım. Kul bana en çok kendisine farz kıldığım şeyleri yapmakla yaklaşır. Nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder. Sonuçta o derece yaklaşır ki, ben onu severim. Ben onu seversem onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benimle işitir, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür."
Peygamberimiz S.a.v. Buyurdu ki
Sevdiğin ama zamanla değil yapmayı, sevdiğini bile unuttuğun şeyleri bir düşünsene. Onları hatırladığında dünya yeniden yaşamaya değer bir yer olacak. Hayatsa hep zor kalacak. Zor ama güzel.
Sayfa 246·Kitabı okudu
…Doğal durmayan, fazla kaçan, rahatsız edici bir dalga yayılıyordu havaya. Sanki yolun doğasında tabii olarak bulunan baştan çıkarıcı ruhu hıncahınç cilalayarak, maceralarını daha da gösterişli hale getirmek için çırpınıyorlardı. Daha da tuhafı, bunun münferit değil, elbirliğiyle sarf edilen bir gayret olmasıydı. Kalkıp inen cep telefonlarını fark edince masaya sinen kolektif mübalağanın sebebini kavradım. Birbirlerine omuz vererek, yaşadıkları anı bir Instagram hikâyesine sığabilecek şekilde estetize etmeye çalışıyor, kendileri olmaktan ziyade, kendilerini oynadıkları bir filmin içindeymiş gibi yapmacık tavırlarla kıkırdıyorlardı. Sorsam, yola anı yaşamak için çıktıklarını, akışta karşılaştıkları her minik teferruatın tadına varıp mucizevi hayat dersleri çıkardıklarını filan anlatacaklardı. Oysa kadrajlayabilecekleri bir gösteriye dönüştürebilmek telaşıyla hayatlarındaki biricik anları harcıyor, bilgece çoğaldıklarını iddia ederken ahmakça eksiliyorlardı. Kendileriyle baş başa kalmaya tahammül edemeyen korkakları ve onların kalabalıklarda avuntu arayışının zavallılığını nerede görsem tanırım, yine tanıdım.
Sayfa 242 - 243·Kitabı okudu