Oradaki herkes bir hayaletti! Güzelliğin, ihtişamın, zarafetin, şıklığın, gururun, hoppalığın, zekânın, gençliğin, yașlılığın hayaleti ...
Mahsur kaldıkları bu ıssız sahilde kurtarılmayı bekliyor gibiydiler; buraya geldikleri an ölü gözlerine dönüşen gözlerini dikmiş, Darnay'e bakıyorlardı.
Çeşmenin suyu akıyordu, nehrin suları akıyordu gün geceye akıyordu, şehirdeki yaşam ölüme akıyordu; âdet böyleydi, zaman ve devran kimseyi beklemezdi; çok geçmeden fareler deliklerinde koyun koyuna uyumaya başlamışlardı, maskeli balonun ışıkları akşam yemeği için ışıl ışıldı; yani her șey doğal akışına uygun ilerliyordu.