Altmış üç yaşındayken gözlerine alaca düşmüş, feri kaybolmuş. Bir zamanlar Abakay Derviş'ten öğrendiği bitki köklerinden merhem yapıp gözlerine sürse iyi olurmuş ama o "Adı güzel kendi güzel Muhammed'in mübarek gözleri bu dünyayı altmış üç yıl gördü, bize de ziyadesi gerekmez!" diyerek tam on iki yıl, beş kulaç ötesini görmeden yaşamış.
Kader daima, dışarıdan ruha temas etmeden çok önce zihinde ve bedende hüküm sürmeye başlar. Kendini idrak etmek kendini savunmaktır; ve çoğu zaman boşunadır.
Durdu, acısının bu çılgınca tezahüründen kendi de korkmuştu. İçinde biriken acının şiddetini ve çağıldayarak gürül gürül akmak istediğini, kaleminin onun heyecanlı duygularını taşıdığını o anda fark etti.