Eski paltomu tekrar giymiştim sanki. Her şey aynıydı. Eski yaşayışıma, eski düşünce biçimime öfke duyuyordum. Uğruna yaşayacağım Bir şeyler istiyordum ama hiçbir şey yoktu. Hayatımın bir amacının,bir değerin olmasını istiyordum. Ama yoktu. Boş ve anlamsız bir hayattı benimki. İçimin çekildiğini hissediyordum;bulamayacağım bir şeyi arıyor tutamayacağım bir şeye uzanıyor gibiydim.
Doğrusu insan olmak Zor bir iştir.Bir anlamda insan olmak, her şeyin ölümle yok olacağını bilerek yaşama tutunmak ve hayatı anlamlı hale getirmek için var olmak demektir ki; bu durum sevgisiz bir yaşamın, içi boş bir zaman diliminden başka bir şey olmadığının da kanıtıdır.Sonuçta sevgisiz yaşayan insanların dünyayı anlamlı bulmalarının beklenemeyeceği gibi, mutlu olmaları da beklemez.Yaşamın sonunda ölümden başka hiçbir kesinlik yoktur.
Kendi değerine inanmayan, eğer başkalarını memnun edip sürekli onlarla hem fikir olmazsa herkesin kendini terk edeceğine inanan kişi, çoğunluk ne derse o yöne gider ve kimsenin kendini kendisi olduğu için seveceğine inanamaz.Bu nedenle sürekli bir kaygı ve terk edilme korkusu içindedir.