Mehmet Demirkan

Mehmet Demirkan
@MehmetDemirkan
Bir biz vardık cihanda, bir de küffar..
İş Güvenliği uzmanı
Mersin
Mersin, 3 Nisan 1995
72 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
10/10
·519 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:03
Kitap Altay abi’nin müslüman olma yolundaki bakış açısından nasıl deliller görülebileceğini ve bu bakış açısıyla bakılırsa herkesin kendi delillerini bulabileceğini ve bulduğu delillerin tamamıyla kendi kullandığı deliller olmadan da yeni bir kitap yazılabileceği iddiasıyla başlıyor. Gerçekten de bu bakış açısı sanki bizi Kuran-ı Kerim’in indiği ve insanların Peygamberimizi bizatihi müşahede ettiği devirdeymiş gibi düşünmeye zorluyor. Altay abi delillerine birden fazla yazarın alıntılarıyla da destek verdiriyor ve bu yazarların tamamının Gayri-müslim olması kitabı okurken hayranlıkla okumama vesile oldu diyebilirim. Eğer önyargısız bir şekilde ve bir şeyleri gerçekten öğrenme amacıyla okuma yapılırsa Müslümanların İmanını arttıracağına temiz niyetle okuyan bir Gayrimüslümün ise aklındaki şüphelerin giderilip belki de İmanına vesile olacağına inanıyorum gerçekten. Allah Altay abi’den razı olsun. Altay Cem Meriç
Peygamberliğin İspatıAltay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,720 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 17:18
Anlam.. Ne derin bir kelime değil mi? Hayatımız boyunca bazılarımız bunu bulduğunu, bazılarımız bunu bulamadığını, bazılarımız ise bunun olmadığını ve hiçbir zaman bulunamayacağını söyler. Yazarımız ise bunun cevabının herkes tarafından farklı algılanabileceğini en yakından müşahade ederek bir toplama kampında bulmaya çalışır. Hayatın amacı nedir? Yiyip, içip, üretip hayatta kalmak mıdır yoksa bu hayatın amacı bu hayatın dışındaki bir olgu için midir? Eminim herkesin cevabı doğal olarak farklı olacaktır bu soruya. Gayet akıcı ve sarsıcı bir kitap.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:41
Uzun bir süredir kitaplığımda olan ve okumasını sürekli olarak ertelediğim kitabı daha yeni bitirip, kitaplığa koydum. Ve taze taze duygularımı yazıyorum. Bazı kitaplar vardır sayfa sayısı az olmasına rağmen, hissettirdikleri bir ansiklopedi ağırlığındadır. Bu kitapta öyle bir kitap oldu benim için. Kitap gayet ince olmasına rağmen değindiği konular bakımından yeterince zengin bir içeriğe sahip. Yoksulluk, ırkçılık, dostluk, masumiyet, saflık ve emekçinin hakkını alamaması gibi. Kitap merkezinde George ve Lennie’nin hayallerine ve bir çiftlik kurup orada yaşaması üzerinde duruyor. George hayallerinin gerçekleşmeyeceğini bilsede umudunu kaybetmemek ve Lennie’yi mutlu etmek için sürekli tekrar tekrar hayallerini anlatıp duruyor. Kitabın sonu ise resmen soğuk duş etkisi yapıyor. Candy’nin köpeğinin ölümü, kitapta gayet kısa bir yer tutsa da beni çok etkileyen sembolik bir ölüm. Candy karakterinin tıpkı kendisi gibi yaşlı bir köpeği vardır. Yaşlı olmasının yanında hastalanmış ve kokmaya başlamıştır. Carls karakteri köpeği öldürmeyi teklif eder ve köpeğin bu halde yaşamasının hiçbir anlamı olmadığını belirtir ve Candy’de bunu kabul eder. Candy köpeği öldürmeyi cesaret edemez dolayısıyla iş Carls’a kalır ve silahı kaptığı gibi gözünü bile kırpmadan köpeği öldürür. Fakat daha sonra Candy bu işten büyük bir şekilde pişman olur ve “Keşke ben öldürseydim” der. Burada beni etkileyen nokta kimin öldürdüğünden ziyade, hangi amaçla öldürüldüğü. Carls’ın köpeği gözünü bile kırpmadan öldürüyor. Çünkü sahibinin aksine o bu köpekle duygusal bir bağa sahip değil. Hatta köpeğin koku yaymasından dolayı köpeğe nefret bile besliyor.Yani motivasyonu nefret. Oysa Candy bu köpeği öldürseydi onun köpeği öldürmesinde ki amaç nefretten ziyade merhamet olacaktı. Yazar bu kısa ama çok etkileyici
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma
8/10
·910 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 23:05
Miguel de Cervantes “Don Quijote’nin bu sözlerini duyup da çok akıllı ve çok iyi niyetli bir kimse olduğunu düşünmemek mümkün mü? Ama bu büyük öyküde bir çok kere belirtildiği gibi, kendisi sadece şövalyeliğe ilişkin konularda sapıtır, diğer konularda çok berrak ve kıvrak fikirleri ileri sürerdi; öyle ki, sürekli olarak hareketleri mantığını, mantığı da hareketlerini yalanlardı. Sancho’ya verdiği ikinci nasihatler, çok büyük bir ifade yeteneği olduğunu gösterir; zekasının da, çılgınlığının da zirvede olduğu örneklerden biridir.” Kitaptan aldığım bu alıntı bana göre Don Quijote romanının kısa bir özeti niteliğinde aslında. Don Quijote yani asıl adıyla Alonso Quijano.Yaşlı, cılız bir adam olarak tasvir edilen başkahramanımız okuduğu şövalye romanlarına kendisini o kadar kaptırır ki, aklını ve hatta ismini dahi yitirip Don Quijote adını alarak gezgin bir şövalye olmaya karar verir ve yanına basit bir köylü olarak Sancho Panza’yı alıp yollara düşer. Ve hikaye boyunca ikisinin maceralarını okuruz. Sancho karakteri hikayede realistliği temsil ederken, Don Quijote karakteri ise sözleriyle dahilik ile delilik arasında gidip gelirken, genelde delilikte kaldığını söylersem yanlış söylemiş olmam sanırım.Yeldeğirmenlerine ve koyun sürülerine saldırması başka neyle açıklanabilir yoksa. Hissettiklerime gelirsek, ben romanı okumaya başlamadan önce kimse bana bu romanın bu kadar komik olduğundan bahsetmemişti. İlk defa bir romanda bu kadar güldüğüm ve yer yerde hüzünlendiğim oldu. Don Quijote’nin içinde bulunduğu durumlar ne kadar trajikomik olsada, diğer bir yandan da hüzünlenmeden yapamıyorsunuz. Dışında yaşadığı Don Quijote karakterine gülerken, içinde yaşayan Alonso Quijano karakterine de üzülmeden yapamadım doğrusu. Bir hayale inanmak ve içinde sıkışıp kalmak acı bir durum. Sancho Panza
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
8/10
·459 syf.··
2025 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 01:50
“Abdi gitti, Hamza geldi. Abdi gitti, Hamza geldi.” İnce Memed mücadelesinin özetini sorduğu bu soru ile veriyor aslında. “Suretleri, isimleri değişse de Abdi ağalar zulümlerine devam etmiyorlar mı?” diye bir soru yöneltmiştim İnce Memed 1 incelemesini yaparken. İkinci kitapta Memed’in kendi ağzından bu soruyu duymam çağlar boyu, aynı hayatları tekrar tekrar yaşadığımızı, aynı zalimliklerin aynı şekilde farklı suretler altında sürekli tekrarlandığını ve mazlumların ezilerek hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını çok güzel bir şekilde gösteriyor bize. Mehmed’in jandarmalarla verdiği mücadelede jandarmaların aslında Mehmed’in içten içe haklı olduğunu bilmeleri ve Mehmed’in mağlup olmasını istememeleri, insanların haklının değil de güçlünün yanında olduğunu çok açık bir şekilde anlatıyor. Eğer güç bir zalim elindeyse, insan zalime karşı bazen istemeyerek te olsa zalimleşebileceğini acımasızlığıyla kafamıza vuruyor. Bu düzen değişecek mi? İnce Memed’in köylüyü sömüren sisteme ve ağalara karşı verdiği tek kişilik mücadele nasıl ilerleyecek? Memed’in ikinci kitapta ilk kitaba göre daha pasif kalsada, halk ezilirken bir yandan atla, diğer yandan aşkla uğraşması beni biraz sinir etsede sonda biraz toparlamayı başarıyor. İnce Memed 2 devam kitabında çok ağır ve sert eleştirilerlede bizi karşı karşıya bırakıyor. Kurtuluş savaşında savaşan bazı komutanların savaşmalarının karşılığı olarak gördükleri toprak üstünden haklarını, komutanların nasıl birer toprak ağasına dönüştüğünü ve savaştan çıkmış yoksul bir halka nasıl kan kusturduklarını çok sert bir mizaçla eleştirmesine şahit oluyoruz. Dişlerinizi sıkarak ve yaşananları sorgulayarak okuyacak, adaleti kendi aleyhlerine nasıl çevirdiklerini ve halkı korumak için oluşturdukları yasaları nasıl halka zulüm aracı olarak kullandıklarını
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039bin okunma