KURDA AŞIK OLAN KUZU
Küçük kuzu, sürüyü sürekli takip eden genç bir kurda aşık oldu. Diğerleri bunu ne kadar garipsedilerse, onu ne kadar kınadılarsa o vazgeçmedi bu sevgisinden. Kuzu, kendini bu genç kurda teslim etmeye kesin niyetliydi ve bu kararından vazgeçmiyordu. Vedalaşma zamanı geldi, herkesle helalleşti ve giderken şöyle bir veda konuşması yaptı.
- Biliyorum ,şimdi benim için aklı eksik, kaçık ve meczup diyorsunuz ama size şunu söylemek istiyorum ki , biz şu ana kadar en çok çobanımıza güvendik. Doğrudur, bizi doyurdu, içirdi, korudu ama boğazımıza bıçak dayayan hep o oldu. Çoğumuzu o yedi , yemediğini de diğerleri yesin diye pazara sürdü. Biz onun iyi niyetine kanıp hep boğazlandık. İster bana katılın, ister katılmayın ben bu konuda kurdu daha samimi buluyorum. Çünkü en azından niyetini apaçık belli ediyor, bizi yemek için sinsi planlar yapmıyor, bizi iyilik tuzağına düşürüp boğazımıza kast etmiyor. Niyetinin bizim etimiz olduğunu her zaman her yerde belli ediyor. Bu da kaçmamıza, korunmamıza fırsat veriyor. Benim kızgınlığım , bizi kolluyor, koruyor, yediren ,içiren görünüp sonra da bizim etimizi yiyenleredir. Belki etimiz her türlü yenilecekti ama bu et dost görünüp sonra boğaza kast edenlere haram olmalı.
DİKKAT :
Herkes bir şekilde yalancıdır. Kimisi en başta söyler yalanını, en başta belli eder niyetini. Kimisi de en sona saklar bu yalanını ve en sonda belli eder rengini . Herkes bir şekilde yalancı ama en erdemli ve vicdanlı yalancı niyetini apaçık açığa çıkartandır. En sona bırakanlar, haindir. Çünkü insanı içinden çıkılmaz kuyulara indirir, çünkü insanı geri dönülmez yollara düşürür. İnsanı en savunmasız, en beklenmedik bir anında boğazına bıçak dayamışlardır. Bu da insana o ölümden daha çok ağır gelir.
Mehmet OLDUBAŞ
Metropol Derviş Masalları