Ortada üç kişi var. Gerçekte hiçbir savı, umduğu, güveni kalmamış ama, sanki bunlara sahipmişçesine buluşan, konuşan, birbirlerini kandırmaya girişen, ama birbirlerini kandıramayacaklarını da bilen üç kişi. Bence onları tutan, umutlu, savlı günlerinin anısıdır. Tellim bir dostluk sokulganlığından vazgeçememeleri bu yüzdendir, yaşamaya her kişilerce dayatmaları bu yüzdendir. Bir de MUTLULUK SANISI'nın, sesin, hızın, bitimsiz bir su kalınlığınca aralarına, her sabahlarının, her akşamlarının içine sızdığı, tartışmasız bir KARŞI KOMA'yı katmak gerek hesaba.