Kahraman Tazeoğlu cümleleri adeta şiir gibi kullanarak bir romanı şiir tadında işlemiş kitaba. Kitap aşkın vazgeçmek olduğunu insana nakış gibi işliyor. Vazgeçmenin çaresizlik olmadığını aşkın yeri geldiğinde vazgeçmek olduğunu acı bir şekilde göz önüne seriyor. Kitabın sonunu daha ilginç yapabilirdi.
VazgeçtimKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20159bin okunma
Büyüyün ama her zaman çocuk kalın. Hayat yetişkinlerin gördüğü ve sandığı kadar zor değil mutlu olmak için bir çiçeğe sahip olabilmek yeterliymiş. Bu kitap bana çok şey kattı.
Orhan Kemalin okuduğum ilk kitabıydı diğer eserlerini bilmiyorum ama bunda baya kusurlar göze çarpıyor özellikle yazarın verilmek istenen mesajı tam anlamıyla kitabın sonuna yayamamış ve kitabın sonunu farklı bir olay ile bitirmiş verilmek istenen mesajın kitabın sonuna daha çok yayılmasını tercih ederdim. Yazar görüşü olduğu toplumcu gerçekliğin ve marksizmin etkilerini kitaba güzel yansıtmış. Biraz hayat tecrübesi katılmak istenip o dönemin algısına meydan okumuş şimdilerde sanmıyorum ama 70 80 ler arasındaki insanlara güzel bir tecrübe katmıştır öyle sanıyorum. Yazar edebi özelliklere yer yer önem vermeye çalışsa da bu konuda biraz eksik kalmış konu geçişlerini çok kısa tutmuş kitabı daha genele yayıp yıllarda eskimeyen baş ucu kitaplarının arasına katabilirdi. Genel anlamda okunması gereken bir kitap zaman kaybı değil okumanızı tavsiye ederim. Bilhassa gençlerin:))
Kötü YolOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2017973 okunma
Öncelikle yazarla başlayayım söze kitabın yazarı kendi deyimiyle kâtib-el esrar ki onun kurduğu cümleleri anlatmaya bile benim lügâtım yetmez iyi ki kitaplarını tanımışım. Hayallerimin bile ötesindeki manalı cümleleri nasıl kurulabiliyor bir cümle üzerine kaç kitap yazılabilir her cümlen nasıl bir kitap olabiliyor aklım almıyor doğrusu. Bu yüzden Nazan Bekiroğlu sadece yazar değil benim için ayrıca bir rehber bir öğretmen bir psikolog.Hani bilirsiniz ya kitaplar vardır herkes okur ama farklı manalar çıkartır aslında bu kitapta öyle konu belli ama herkesin çıkaracağı mana farklı. Ama herkesin manası kendine göre hak. Benim bir mânam var ki benden içeri. Katibe de yazmışya Yakub'a binaen "Neyleyim ki Yusuf'tan fazlası var Yusuf'ta. Bunun manası Yusuf'un atıldığı kuyu kadar derin. Yusuf'a hediye edilen aynanın göstermeyeceği kadar görünmez. Yusuf'a saldırdı diye iftara atılan kurtun çaresizliği kadar sözsüz. Sözle anlatılamayacak kadar muhâyyel. Kitabın konusunu aslında çoğu kez duymuşuzdur hatta okumuşuzdur belki. Ama ben daha önce bu kadar manaya indirgenmiş olarak okumamıştım beni etkileyen de aslında bu oldu. Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda ondan başkasını sevdiğini zannedilebilir: bir çiçeği,bir kuşu,denizi,yağmuru gökyüzünü,yazıyı yazanı,kalemi tutanı bir yaratılmışı hâsılı. Söz gelimi Leyla Mecnun'u Şirin ferhat'ı Züleyha Yusuf'u sevdiğini zannedilebilir. Oysa sevmek en fazla neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.
Kitapta aforizma hakkında bilgiler veriyor ve bazı felsefecilerin aforizmalarini yani özdeyişlerini bir araya getirmiş yazar çok gereği olmayan bir kitap bence 1 saatte okuyup bitirebilirsiniz