Mel

Entia nansunt multiplicanda sine necessitate. ("Gerek olmadıkça varlıklar çoğalmazlar") Başka bir deyişle, eğer bir şeyin azı yetiyorsa, çoğaltmaya ne gerek var? Tek bir neden yeterliyse, birden çoğunu düşünmeyin, her zaman varsayımların sayısını en düşükte tutmaya çalışın, tartışma alanınızı olabildiğince kesin olarak belirleyin.
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2023 34. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 01:41
Sadece evlilik üzerine değil, Anne/Baba gibi üstlenilen misyonun zorluklarını ve farklı perspektiflerini de ele alıyor. Ama ben sadece evlilik üzerine olan düşüncelerini, biraz da kendi bakış açım ile irdelemek istiyorum. Evlilik: Çoğunlukla hetero çiftlerin din ve hukuki yasaların belirlediği çerçevelerde, kamunun şahitliğinde yapılan bir antlaşmadır. En belirgin özelliği üremek, çocuk sahibi olmaktır.  Daha romantikleştirecek olursak; Kadın ve Erkeğin mutlu bir yuva kurma istenci ile düğünle taçlandırdığı bir eylemdir.  Marksist yaklaşacak olursak: Mülkiyetin korunması için devletin denetiminde çiftler arasında yapılan bir antlaşmadır.   Dinlerin tanımıyla: Cinsel hazzın kontrol altına alınıp, neslin devamını sağlamak için yapılan kutsal birleşme.  Russell'in tanımıyla: Evlilik iki insanın birlikte olmaktan hoşlanmalarından çok daha ciddi bir şeydir. Evlilik toplumun gerçek dokusunu biçimlendiren, çocukların doğumuna neden olma gerçeğinden kalkınan ve karı kocanın kişisel duygularının çok ötelerine uzanan bir kurumdur. Her ne kadar ailenin kaynağı biyolojik ise de uygar toplumlarda aile yasaların ürünüdür. Evlilik kurumunun kendi içinde sorunsalları mevcuttur, kitapta geçtiği kadarıyla birkaçını aktaracağım.  Fransız Devrimi'nden bu yana, evliliğin  romantik aşk sonucu doğması gerektiğine ilişkin bir düşünce geliştiğini belirtiyor.  Romantik aşkın etkisi altında kalarak insanların birbirleri hakkında ön cinsel bilgiye sahip olmadan evlenmeleri, her birinin karşı tarafın sonlu güzelliklerden öte güzellikler taşıdığını hayal etmesine ve evliliğin uzun bir mutluluk düşü olacağını ummasına yol açacağını söyler. Özellikle saf ve cahil yetiştirilmiş ve bu nedenle duyduğu cinsel açlıkla, duygusal hoşlanmayı birbirinden ayıramayan kadın bu durumdan çabuk etkilenir diyor.
Evlilik ve AhlakBertrand Russell · Cem Yayınevi · 2005503 okunma
Viktorya döneminin kadınları ve bugün hâlâ kadınların büyük bir bölümü düşünsel bir hapishane içindedirler. Bu hapishane bilinçli değil, bilinçaltı yasaklardan meydana gelmiştir. Günümüz gençliği arasında gerçekleşen, bu yasakların yok oluşu, namusluluk dağları altında gömülü kalmış içgüdüsel bilincin yeniden belirmesine yol açtı. Bunun sadece bizim ülkemizde ya da bir tek sınıfta değil, tüm uygar ülkelerde ve tüm sınıflarda, ahlak felsefesi üzerinde son derece devrimsel etkisi olmuştur.

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.··
16 günde okudu
·
2023 34. kitabı
Bertrand Russell
8/10 · 503 okunma