Artık anlıyorum, insan görkemli güzelliğini ölene dek bilemiyor. Ne dünyanın ne kendisinin. Kalbin terazisi, yitirilmemiş hiçbir şeyin kıymetini hakkıyla ölçemiyor. Oysa bir bilseniz, ah bir bilseniz...
İnsan kendini her yere taşımakla mükellef olduğundan, bazen tek kişilik randevularda bile kavuşmak güçleşir, bir yanımız erken gelirken, öbür yanımız geç kalabilirdi.