"İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar."
Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksiz olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliği bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
Hyunam-Dong Kitabevi – Hwang Bo-Reum
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz, insanın içine dokunur… Hyunam-Dong Kitabevi tam da böyle bir kitap.
Hayatın karmaşası içinde kaybolmuş insanların, küçük bir kitabevinde yollarının kesişmesini anlatan bu eser; sakinliği, dostluğu ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Her sayfasında insanın kendine dönmesini sağlayan huzurlu ve sıcacık bir atmosfer var.
“Bazen hayat, durup nefes aldığımızda yeniden başlar.”
Okurken yavaşlamayı, küçük mutlulukların değerini ve bazen en güzel başlangıçların en beklenmedik yerlerde olduğunu fark ediyorsunuz.
Ruhunuzu dinlendiren, sakin ama derin bir hikâye arıyorsanız kesinlikle listenize eklemelisiniz.
Ebeveynlik çoğu zaman verilen sözlerin tutulması değil yutulması süreci! Çünkü önceden alınan kararların çoğu, sizin biz bebeklerle tanışmadan almış olduğunuz kararlar.