Melbooks

Melbooks
@Melbooksh
instagram Melbooks
Samsun
Samsun, 28 Eylül
135 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·288 syf.··
2025 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 00:00
Hyunam-Dong Kitabevi – Hwang Bo-Reum Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz, insanın içine dokunur… Hyunam-Dong Kitabevi tam da böyle bir kitap. Hayatın karmaşası içinde kaybolmuş insanların, küçük bir kitabevinde yollarının kesişmesini anlatan bu eser; sakinliği, dostluğu ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Her sayfasında insanın kendine dönmesini sağlayan huzurlu ve sıcacık bir atmosfer var. “Bazen hayat, durup nefes aldığımızda yeniden başlar.” Okurken yavaşlamayı, küçük mutlulukların değerini ve bazen en güzel başlangıçların en beklenmedik yerlerde olduğunu fark ediyorsunuz. Ruhunuzu dinlendiren, sakin ama derin bir hikâye arıyorsanız kesinlikle listenize eklemelisiniz.
2025 Okuma Raporları
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 00:00
Elimdeki kitap 2013 yılına ait ilk baskılardan, bu yıl okumaya başlamıştım ki aynı anda birden fazla kitap okurken bitirmek elbette gecikti, hastalık ve evde olmam yarım kalan kitaplarımı tamamlamak için fırsat yarattı diyebiliriz. Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistan’dan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar. Elif Şafak’ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet… Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar... Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi… “İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi.” #arkakapak #alıntı #elifsafak #morelsbook #birkitapbirkahvebirtatli
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,4bin okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 00:00
#ROMEOVEJULIET #SHAKESPARE -Ah Romeo, Romeo! Neden Romeo'sun sen? inkâr et babanı, adını yadsı! Yapamazsan yemin et sevdiğine, Vazgeçeyim Capulet olmaktan ben. - Daha dinleyeyim mi, yoksa açılayım mı ona? - Benim düşmanım olan adındır yalnızca. Sen sensin Montague olmasan da. Hem Montague nedir ki ? Ne eli bir erkeğin, ne ayağı, ne kolu, ne yüzü, ne de başka bir parçası. N’ olur başka bir ad bul kendine. Adın ne değeri var ki ? Şu gülün adı değişse bile kokmaz mı aynı güzellikte? Romeonun adı da Romeo olmasaydı kusursuzluğundan hiçbir şey kaybolmazdı. Romeo bırak bu adı senin parçan olmayan, bu ada karşılık al bütün varlığımı. -Alıyorum öyleyse sözünü dinleyerek. Sevgilim de ki vaftiz olayım yeniden. Romeo değilim bundan böyle.
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,9bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 00:00
Ülkenin en mahir okçusu Tetsuya bir köyde mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken bir gün uzak diyarlardan gelen bir okçu ona meydan okur... Tetsuya bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktaracaktır. Paulo Coelho’nun Okçu’nun Yolu’nda dile getirdiği öğreti sadece okçuluğa değil hayatın her alanına uygulanabilecek, yolu nice erdemden geçen bir ilkeler bütünü. #alıntılar Kirişi çekerken çalgısını çalan bir müzisyen gibi ol. Müzikte zaman, mekândan daha önemlidir: Bir çizgi üzerine dizilmiş notalar, bakan için bir anlama gelmeyebilir, ancak nota okumayı bilen biri, o notalar silsilesini ahenkli seslere dönüştürebilir. İnsanın niyeti de ok gibi kusursuz, düz, sağlam ve odaklı olmalıdır. Hedefiyle arasında bulunan mesafeyi aşarken kimse tarafından yapılan engellenmemelidir.
1000Kitap
Okçu'nun YoluPaulo Coelho · Can Yayınları · 20217,8bin okunma
Serenade
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 18:03
Her şey, yıllarca Türkiye de yaşamış Alman bir profesör Maximilian Wagner in bir konferans için İstanbul'a gelmesi ile başlıyor. Onu İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran karşılıyor. Wagner'in isteği üzerine Maya onu Şile ye götürüyor. Şile de Wagner ile Nadia’nın aşkına şahitlik ederken, kitabı elinizden bırakıp, Schubertten Serenadı açıp gözlerinizi kapatıp kendinizi ana bırakıyor, daha sonra okurken şahilik edeceğinizanlarda ise siz de Maya gibi kendinize şu soruyu soruyorsunuz: ‘Kimsin sen Maximilian Wagner?’ Sorular sadece bununla bitmiyor ve devam ediyor, Maximilian Wagner diye sorarken Maya Durana ise Neden aynı zamanda Ayşe Nadia ve Mari diyor ve okurken araştırmaya yöneliyorsunuz. Mayanın aile sırlarını araştırırken Struma olayı! Mavi Alay Yahudi Soykırımı diye devam ediyor araştırmalarınız.... Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru ... insanlara karşı kendini koru! Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığım hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti .Elinde çiçek tutan beyaz gelinlik giymiş bir kızın mutluluğu gibi bir şey değildi bu. Daha derin bir varoluş sorunuydu. " 'Burası özel bir mezarlıktır.' demiş. Buraya gömülen insanlar mezar taşlarının üstüne gerçek yaşlarını değil hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün. 52' yi geçen çıkmadı daha.
Hayat ve İnsan
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma