"İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar."
Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksiz olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliği bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
Ebeveynlik çoğu zaman verilen sözlerin tutulması değil yutulması süreci! Çünkü önceden alınan kararların çoğu, sizin biz bebeklerle tanışmadan almış olduğunuz kararlar.
İnsanlar hamileler veya yeni anneler üzerinde her türlü hakka sahip olduklarını düşünüyorlar. Bir kitapta okumuştum. 'Hamile kadın kamu gibidir diyordu.' Ne kadar da doğru. Herkesin ''öğüt'' verme ve yargılama hakkını kendinde bulması akıl alır gibi değil.
Dünya bazen suçlu hissettirecek o zamanlarda lütfen derin bir nefes al ve şunu hatırla. Herkesin yolculuğu farklı. Kimse mükemmel değil. Önemli olan ilişkimiz. Biz hep önümüzdeki maçlara bakalım, anlaştık mı?