Polisiye romanlarına bayılırım! hele Ahmet Ümit'in polisiye romanlarıysa +1 daha. Komiser Nevzat beklerken alman komiser Yıldız Karasu karşıladı beni. Ama kitabın sonuna doğru özlediğim Nevzat'a da kavuştu.
Mitolojik serüvenleri pek sevmem aslında, kitabın konusu güzel ama mitolojik hikayeler beni yordu diyebilirim.
Kısacası çok güzel bir film okudum diyebilirim.
Kitap, 23/06/21 Ankara Tunalı Hilmi cad. YKY alındı.
Kişisel gelişim kitaplarına bu kadar uzaktan bakan bana neler oluyor acaba? Huzura mı eriyorum yoksa huzur mu bana eriyor? Farklı frekanslarla ve tekniklerle nefes çalışmalarıyla etkisinden kurtulacağınız acılara, unutmak isteyeceğiniz herşeyi unutup bembeyaz bir sayfa açabileceğinize inanıyorsanız güzel kitap :D tam tersini düşünüyorsanız hiç beğenmeyeceksinizdir. Ben mi? çok arada kaldım
Yine Ahmet Ümit'in akıcı bir Nevzat başkomser kitabı :)
Okurken İstanbul'u ne kadar özlediğimi farkettim, hele taksimin o 2010-2014 yılları üniversite dönemim aklıma geldi, ahh ahh diyip şu koronavirüs zamanlarında gidememenin acısını baya yaşadım. Ahmet Ümit'in akıcı dili polisiye romanından bekleneni fazlasıyla veriyor.
Twitter'da bir fotografa denk gelip kitabın ortasında katili öğrenmem dışında iyi gitti :)
*Şehrin kalıntılarıyla beslenip duruyorduk işte, dişleri için öldürülen bir filin devasa gövdesini didikleyen akbabalar gibi..*
Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku
Ah dedim ne güzel kapağı var ve ismi ne kadar da güzel :) bi yerlerden de görmüşüm demekki aklımda da kalmış aldım.
Minicik bir kitap, tam lokmalık! Normalde kitap okurken yüksek sesle müzik dinlerim, çalışırken 150sekme birlikte açıktır öyle tek yere odaklı hareket eden bi insan olmamama rağmen kitap öyle karışık öyle bir karmaşık saçma sapan geldi ki :D kitap bitti hiç bişey anlamadım dedim. cıx hiç beğenmedim olmamış