İnşaAllah ülke kütüphanesi kuracağız
Şimdilik bağışlamak istediğimiz kitapları ayıralım
Bu süreçte sabitlenen gönderiden bağış yapabilirsiniz
Asla az görünen miktarınızı küçümsemeyin
Ön yargılı olduğum kitabı *her insanın okuması gerekiyor* diye önereceğim aklıma gelmezdi :) Çünkü o zamanlar fikirlerim bana ait değildi. Belli kalıplar ve damgalar vardı.
Sizde henüz okumamış iseniz ; başkasının sizin adına değerlendirme yapıp asla okumam diye karar verdirtmesine izin vermeyiniz. Kendiniz okuyup değerlendirin ki her ilimde olması gereken normal mantıklı halet budur...
- Okumak istiyor iseniz ne mutlu ancak erteledikçe pişman oluyoruz. (Sadece 1 kere bitirdim ancak bi kaç kez yarıda bırakıp tekrar başlayınca o ertelediğim anların pişmanlığı halen taze olduğundan biliyorum, neyse vardır bi hayır, tefsir kitabı olmasına layık her okunuşunda farklı yerleri ilaç oluyor yine de biz okumadıkça karanlıkta kaldığımızı unutmamaya çalışalım ama) -
Zira bu uygulama OKUmayı keşfetme yolunda ilerleyenlerin kullandığı bir platform değil mi :)
Kitaptan bir alıntı ile bir yorum tekrar alıntı yaparak sadece syf 6-10 arasındaki satırlarından dahi nice dimağınızda size ait incelemeler doğurup doğurmayacağına kendiniz açıp okuyarak, kendinize izin vererek, kendiniz düşünebilirsiniz. İstifadeli okumalar.
-Bu arada bağış yapmaya kıyamadığım bir kitap kalp emojesi ancak düşündükçe (...) anladım ki aslında ülke kütüphanesinde her şehrimizin rafında bulunması gereken en mühim ve elzem bir hazine hükmünde
dolayısıyla bağışlamak istediğimiz kitapları biriktirmeye devam edelim İnşaAllah hayırlara vesile olur
buradan da inzivaya çekilmemek için oldukça çaba sarf ettiğimide biliniz (...) İnşaAllah hepimiz iyiliklere layık olduğumuzu hatırlayabiliriz...
[...rızka muhtaç hayvanat âlemini gördüğüm vakit, maddî felsefe ile baktım: (...) o zîhayat âlemini bana çok acıklı ve elîm gösterdi. Ehl-i dalâlet ve gafletin gözüyle baktığımdan feryâd eyledim. Birden Hikmet-i Kur'aniye
Yabancı yı okuduktan sonra beste yapmışım...08.09.2020 Yabancı Ost bu hangi şarkıydı be diyorum. Asıl fark ettiğim ise kullandığım "üvey evlat" yanlışlığı. Açıkçası anlam olarakta olsa acı verici bu benzetme. Ki tenzih ettiğim aileler var. Olaya şu açıdan bakarsak, o yanlış benzetmenin maalesef li olan vakalarından yani ve bakıyorum da kendimin hiçbir şeyi gibi davrandığım zamanlar bile olmuş... O zamanlar bilmiyordum Özümü unutacak hale geleceğimi sadece yorumlamıştım 3 yıl önce... Okuduğum kitapları tekrar okumak istemiştim ama okuduğumuz her şeyinde enerjisi var neyse şimdilik bunlar içsel konuşmalar...
"
Aklımda takılı kal
Bir süre uzaklaşalım
İçinde bulunduğum her ne varsa
Umursamadan devam edebiliriz
Ne sen
yardım
edebildin
bana
Ne gözyaşların
kurtarabildi
beni
Ne aşkın
tuttu
kalbimden
Hiçbir şey fark etmedi
Sonuçları beni irdelemedi
ya da fark etmek istemedim
Çünkü acıyı çok önce tattım.
Kaldıracak güç bulamadım daha fazla ve karar verdim bilinçsizce
Ona üvey evlat gibi davranırsam
Görmezden gelirsem
Ne beklenti içinde olur
Ne de hayal kırıklığı yaşardım
Sonunda başardım
En fazla - yedi - alıntı sınırım olmasa cümleleri yaza yaza kitabı - neredeyse - okumuş olabilirdik.
Uyarı: Ki belki bir süre sonra yeniden okuma ihtiyacı da duymanız muhtemel.
Elbet bazı kitaplar gibi tekrar tekrar okunur demek tamamen virgülü virgülüne katılıyorum anlamına gelmez. Daima keşfetme aşamasındayız. Kısaca ; her gün bir eve ihtiyaç duyulur, işte evim bu kitap diyemem. Ancak bir süre var, (...) hah işte, o süreyi beklemeden bu satırları okursanız size daha iyi geleceğini düşünüyorum.
İncelemedeki taslak ön sözüm.