Bana paslı iğne veren hayat, başkasına piko makinesi hediye etmiş. Her şey otomatik, bilgisayarlı düzenek. Yukarıdan iki tuşa basıp deseni seçiyorsun, aşağıda makine tıkır tıkır işliyor kaderi. Sen daha ipliği iğneye geçirmeden o bitirmiş, paketlemiş işi.
Öğlen annem aradı da kalktım yerimden. "Bize gel" dedi. Depresyonumu da alıp çıktım evden. Beni görür görmez "N'oldu? dedi, "Yok bi'şey" dedim. "Bi'şey var" dedi. Her şey var anne. Uykum var, ağrım var, sızım var, kalbim var, hayal kırıklığım, özlemim var, ağlayasım var, açıp camları bağırasım var, üstümü başımı paralayasım, duvarları yumruklayasım, önüme gelene tekme tokat girişesim var ama Muazzez yok anne. "Ben sana Bi ıhlamur yapayım, bi şeyciğin kalmaz" dedi bana. Kahkahalarla güldü depresyonum, içine de bir kaşık siyanür katarsan iyi olur anne.
Gülüş anne babadan geçen bir şeydir, annen baban gülüyorsa sen de gülersin, onlar gülmüyorsa istediğin kadar içinden gelsin senin yüzüne bir tebessüm layığınca oturamaz.