Kitabı bitirdiğiniz zaman ne kitaptı ama diyorsunuz.Gerek kurgusu gerek dönemsel zihniyetleri güzel yansıtması,bilgileri derin vermesiyle çok kıymetli,emek isteyen ve insana çok şey katan bir eser.Cumhuriyet döneminin her kesimiden insanına yer verip onları ve o dönemleri anlamamızı sağlıyor Adalet Ağoğlu bir nevi o döneme ışık tutuyor.Hoşuma gitmeyen tek nokta kişiler arasındaki hızlı geçiş.Bazı yerlerde bu kimdi falan dedim tabi postmodern romanların okuması zor buna rağmen dili gayet anlaşılır. Değinmek istediğim bir nokta ise şu ne kadar zaman değişti,insanlar gelişti desek de hala o dönemdeki gibi neyi savunduğunu bilmeden körü körüne bir düşünceyi savunan insanlar var doğruyu yanlıştan,okuyarak ayırmayan.Siyaha da beyaza da bakarak doğru yola kendisi karar vermeyen insanlar var 21.yüzyıldayız ve hala okumayan,düşünmeyen insanlar var.Burda okumaktan kastım kendini geliştirmek çünkü sadece okumanın çağdaşlık olduğunu düşünen insanlar var. Doğruluğunu kendinizin öğrenmediği,düşünmediği,savunabilip kullanamadığınız bir okumuşluğun önemi yok.21.yüzyıldayız ve hala insan hakları eşitliğini bilmeyen insanlar var,düşünce özgürlüğünü bilmeyen insanlar var,temelinde her insanın bir birey olduğunu ve hayatını dilediğince yaşamasının hakkı olduğunu,herkesin kendi hayatından sorumlu olduğunu bilmeyen insanlar var,cinsiyetçi,baskıcı ve zorba insanlar var. Üzüldüğüm ve değinmek istediğim nokta bu oldu maalesef 1920'ler Türkiyesinde yer alan bu tür insanlar çoğunlukla hala varlar.Dileğim bitmesi,yarının dünden daha güzel ve daha gelişmiş olması,inancım tam güzel günler göreceğiz
Eser bir otel odasında Aysel'in ölmeye yatmasıyla başlıyor ve geçmişe dönüş tekniğiyle ilerliyor.Kitabımız temelde daha çok Aysel,Ali,ve Aydın üzerinden ilerliyor.Bu üçlü aynı köyde ilköğretimlerini