Tanzimat doneminde yazilan bu eser bu yilda bile halen okuyucuda bir edebi zevk uyandiriyor. Mirasyedi bir karakter olan Bihruz Beyin parasini har vurup harman savurmasi, bir aska kapilmasi kitabin ana konularindan. konusmalarda surekli fransizca kelimeler gecmesi, karakterlerin fransizcayi bir sinif belirtisi olarak kullanmasi donemin ozelliklerini iyi yansitiyor. Burjuvazi, iyi maddiyatli kisilerin turkceyi kaba, edebiyattan uzak, comez bir dil olarak gormesi; alternatif olarak ise fransizcanin tercih edilmesi o zamanki bati ozentiligine bir vurgu. Ben kitabin sonunda Bihruz beyin bes parasiz kalmasini, validesini borca sokmasini ve maddi konular hakkinda daha cok sikinti cekmesini beklemistim. O icsel sıkıntiyi ve betimlemeleri okumak hos olurdu.
Bihruz beyin tembelligi, ayip olmazsa biraz salakligi, el bebek gul bebek buyutulmus hali, sizi okurken rahatsiz edebilir. Yazarin Kucuk kucuk kucuk torununu bu karaktere benzettim. Eger sonunda -olmasini diledigim gibi- borca batmis bir hale gelinmesi soz konusu olsaydi, Bihruz Beyin bahsettigim torunla ayni sona sahip olacagini hissettigimi soylerdim.