Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·262 syf.··
2025 4. kitabı
Tanzimat doneminde yazilan bu eser bu yilda bile halen okuyucuda bir edebi zevk uyandiriyor. Mirasyedi bir karakter olan Bihruz Beyin parasini har vurup harman savurmasi, bir aska kapilmasi kitabin ana konularindan. konusmalarda surekli fransizca kelimeler gecmesi, karakterlerin fransizcayi bir sinif belirtisi olarak kullanmasi donemin ozelliklerini iyi yansitiyor. Burjuvazi, iyi maddiyatli kisilerin turkceyi kaba, edebiyattan uzak, comez bir dil olarak gormesi; alternatif olarak ise fransizcanin tercih edilmesi o zamanki bati ozentiligine bir vurgu. Ben kitabin sonunda Bihruz beyin bes parasiz kalmasini, validesini borca sokmasini ve maddi konular hakkinda daha cok sikinti cekmesini beklemistim. O icsel sıkıntiyi ve betimlemeleri okumak hos olurdu. Bihruz beyin tembelligi, ayip olmazsa biraz salakligi, el bebek gul bebek buyutulmus hali, sizi okurken rahatsiz edebilir. Yazarin Kucuk kucuk kucuk torununu bu karaktere benzettim. Eger sonunda -olmasini diledigim gibi- borca batmis bir hale gelinmesi soz konusu olsaydi, Bihruz Beyin bahsettigim torunla ayni sona sahip olacagini hissettigimi soylerdim.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Anadolu Üniversitesi Yayınları · 201830,9bin okunma
Daha az bir hacimde de anlatılabilirdi
Puan vermedi·262 syf.··
2023 92. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2023 00:00
İsmi 'Araba Sevdası ' olsa da araba ile ilgisi olmayan bir aşk hikayesi. Yazar tasvir etmeye çalıştığı Avrupapestlik ve Fransız hayranlığı konusunu başarılı şekilde tasvir etmiş. Ama fazla bir olay üretememis, dar bir konu etrafında kalmış.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Anadolu Üniversitesi Yayınları · 201830,9bin okunma
Puan vermedi
Türk Edebiyatının ilk realist romanıdır.. Recaizade Mahmut Ekrem, bu kitapta aslında bir “araba merakı” anlatmıyor; insanın gösterişe kapılmasını, kendini kandırmasını ve gerçek hayattan kopuşunu çok ince bir mizahla işliyor. . Bihruz Bey, romanın merkezindeki karakter, dışarıdan bakıldığında zengin, şık, modern görünmeye çalışan biri… ama iç dünyasına baktığında, hayal ile gerçek arasına sıkışmış bir adam görüyorsun. Onun o yapay tavırları, Fransızca sevdası, şatafat merakı aslında büyük bir boşluğun örtüsü gibi. Bihruz Bey aslında kötü biri değil. Sadece ne olduğundan çok neye “benzemek” istediğini biliyor.. Bu da onu hem komik hem de hüzünlü bir karakter yapıyor. Zenginliği zevk sanan, gösterişi mutluluk zanneden, bir beğeni uğruna kendini bile unutan bir insan… Güzellik, aşk, para, şöhret derken, romanın içinde “gerçek” neredeyse yok gibi. Bihruz Bey’in yaşadığı aşk bile kendi hayal dünyasının süslenmiş bir versiyonu. Bir yanıyla ona gülüyorsun, diğer yanıyla içten içe üzülüyorsun. Çünkü fark ettiğin şey şu: Kendini kandırmak bazen en ağır yanılgıdır. . İnsan, başkalarına görünmek için yaşadığında, kendi hayatını kaçırır. Dönemin toplumsal yapısını eleştiren bir eser olmaktan çok, insanın zaaflarını gösteren bir aynaydı. . Görünmek için yaşarsan, gerçek seni en sonunda sessizce terk eder.
Alıntı
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Anadolu Üniversitesi Yayınları · 201830,9bin okunma
6/10
·311 syf.··
2025 201. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 20:50
Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem Araba Sevdası, yüzeyde Batı hayranlığıyla dalga geçen bir roman gibi görünse de, aslında çok daha derin bir boşluk ve kimlik meselesi anlatıyor. Bihruz Bey’in hikâyesi sadece gülünç değil; yer yer acı, yer yer düşündürücü. Çünkü onun düştüğü hâl, dönemin olduğu kadar bugünün de bir problemi. Bihruz Bey, Batılı görünmeye çalışan ama ne Batı’yı ne de kendi kültürünü gerçekten anlayabilmiş bir karakter. Fransızca kelimelerle konuşması, gösterişe olan düşkünlüğü ve sahte bir aşkın peşinden sürüklenişi başta komik geliyor. Ama roman ilerledikçe bu komiklik yerini bir boşluk hissine bırakıyor. Bihruz Bey’in en büyük problemi, kim olduğunu bilmemesi. Romanın dili zaman zaman ağır ve detaylı. Özellikle tasvirler ve uzun betimlemeler günümüz okuru için yorucu olabilir. Ama bu ayrıntılar, Bihruz Bey’in dünyasının ne kadar yapay ve süslü olduğunu daha iyi hissettiriyor. Yani metnin zorluğu, anlatılan karakterle örtüşüyor. Aşk meselesi de romanda oldukça ilginç bir yerde duruyor. Bihruz Bey’in Periveş Hanım’a duyduğu his, gerçek bir sevgiden çok hayal edilen bir imajın peşinden gitmek gibi. Bu da romanın en güçlü taraflarından biri. Sevilmek değil, “sever gibi görünmek” önemli. Araba Sevdası, bana insanın ait olmadığı bir kimliği taklit etmeye çalıştığında ne kadar savrulabileceğini düşündürdü. Gülümseten ama altında ciddi bir yalnızlık ve anlamsızlık barındıran bir roman. Dönem romanı olmasına rağmen bugün hâlâ tanıdık gelmesi de bence en çarpıcı yanı.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
7/10
·311 syf.··
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 15:30
·
Merhaba arkadaşlar; Elimde bulunan Türk klasiklerinden olan araba sevdası kitabını okudum ve uzun bir süre bu tür eserlere ara verme kararı aldım. İçerik paylaşmadan eserin okunması gereken kitaplar arasında olduğunu söyleyebilirim. Nerelerden nerelere genişlediğini anlamak için okunması gerek. Kitapla Kalın
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
Aradığım farklı bir deneyimi bulabildim birazcık doydum bu konsepte
8/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 04:59
Araba Sevdası 1898'de yazılması, yazım tekniği ve güzel tasvirleriyle, o dönemin istanbul'unu, toplum anlayışını hatta şehir yapısını insana işler, öğretir. Bu açıdan İstanbul ve Osmanlı Tarihi için önemlidir. Beklentilerin her şey olduğu, bireyin dünyayı kendi beklentilerine göre yorumladığını, inşa ettiğini çok hoş tasvirlerle anlatıyor. Bu açıdan Psikolojik öğreti taşımaktadır. Bunu 1898'da yapması göz önüne alındığında gerçekten önemi birkaç kat daha iyi fark edilebilir. Okuduğum baskısında fransızca ifadelerin karşılıklarının sayfa altında değil de, kitabın sonunda toplu olarak verilmiş olması okumayı biraz güçleştirdi. Alırken buna dikkat etmek lazım. Ana karakter olan Bihruz Bey'i günümüze uyarladığımızda, fabrikatör babalarının gölgesinde yaşayan mirasyedi gençleri Bihruz Bey'e benzetebiliriz. Çünkü kitaba göre Bihruz Bey, babasından kalanları tüketmekle meşgul, savurgan, kendi kimliği ile kavgalı ve batı hayranı bir karakter olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, Bihruz Bey'in araba sevdalısı olması da cabası... hatta ve hatta, sevdiği kıza değil de kızın bindiği arabaya aşık bir megaloman. Bizim mirasyedi gençleri hatırlayın, BMV direksiyonu ile İnstagram'da 'story' paylaşan, kafelerde 'kardeşim'le başlayan cümleler kuran gençler işte Bihruz Bey'e ne kadar da benziyor. Dahası, Plaza dilini konuşan beyaz yakalılar da bir yönüyle Bihruz Bey'e benzeyebilir. kurmuş olduğu Türkçe cümlelerin arasına hiç gereği yokken fransızca kelimeler serpiştiren Bihruz Bey, bizim 'toplantıyı set eden', 'dataları base eden' beyaz yakalılara ne kadar da çok benziyor, öyle değil mi? İşin aslı, bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Bihruz Bey'lerin halen varlığını sürdürüyor olmasına şaşırmamak gerekir. Her dönem birileri çalışır birileri yer, sanki bir doğa kanunu
İnceleme
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Kum Saati Yayınları · 201130,9bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:05
Araba Sevdası, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önemli bir romanıdır ve toplumsal eleştiri özelliği taşır. Romanın merkezinde, Batılılaşmayı sadece dış görünüş, giyim-kuşam ve lüks tüketimden ibaret. Romanın ana karakteri Bihruz Bey, modernleşme ve Batı taklitçiliği hayranlığı ile çevresindekilerden ayrılır. Zenginliği ve şehir yaşamına olan tutkusu ile dikkat çeken Bihruz Bey, aslında boş ve yüzeysel bir yaşam sürer. Hikaye, onun araba tutkusu ve Batı tarzı hayat merakı etrafında gelişir. Bihruz Bey’in yanlış anlamaları, sosyal çevresiyle uyumsuzluğu ve idealize ettiği yaşam biçimi, romanın temel çatışmasını oluşturur. Sonunda Bihruz’un aşk ve hayat anlayışı, toplumun gerçek değerleri ile çatışır ve bu da romanın eleştirel yönünü güçlendirir. Roman, bireysel gösteriş, Batı hayranlığı ve modernleşme çabalarının yanlış anlaşılmasını mizahi bir dille ele alır...
Alıntı
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
'' ARABA SEVDASI '' RECAİZADE MAHMUT EKREM
10/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 09:31
Kitabın Adı: Araba Sevdası Kitabın Yazarı: Recaizade Mahmut Ekrem Türü: İlk Realist Roman Araba Sevdası Romanı, Türk şair ve yazar olan 19. yüzyıl Osmanlı dönemi Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Recaizade Mahmut Ekrem‘in 1898 yılında yayınlanan, edebiyatımızdaki İlk realist Romandır. Eser sultan Abdülaziz devrinde geçmektedir. Eser, Recaizade Mahmut Ekrem’in romantizmden realizme geçişini göstermesi bakımından önemlidir. Dönemin Fransız hayranlığını ince bir şekilde tenkit eder. Romanda alafranga yaşama özenen, mirasyedi bir paşa çocuğunun içine düştüğü gülünç durumlar işlenir. Burjuva yaşantısı içinde özentileri mizahi anlatımla romana yerleştirilmiştir. Eserin geçtiği dönemin, Osmanlının Avrupa’ya açılmasının ve oluşan kargaşa ortamının eleştirisidir. Yüzeysel eğitim ve gösteriş merakının dönem yaşantısına yansımasını gerçekçi bir roman ile günümüze taşımıştır. Araba Sevdası romanıyla Batı hayranlığını sergilerken, Türk edebiyatında gerçekçi romanın ilk örneklerinden birini verdi. İstanbul'un entelektüel çevresini oluşturan Jön Türklerin ve üst tabakanın yaşantısını da eleştirmektedir Araba Sevdası, bir gösteri aşk hikâyesi ekseninde dönemin üst sınıfının hayatını eleştiren önemli bir eserdir. Kitabın Başkahramanı Bihruz adlı Avrupa hayranı züppe bir gencin, sokak kadını Periveş’in peşinde koşması ve yanlışlarla dolu yaşamıyla tüm servetini tüketmesi anlatılmaktadır. Tanzimat ile birlikte Batı’ya açılan Osmanlı İmparatorluğu’ndaki batılılaşma sürecinin yanlış taraflarıyla alay edilen bu eser, Bihruz Bey ve onun platonik aşkı etrafında olaylar konu edinmiştir. Beyoğlu sokaklarından Çamlıca bahçelerine Bihruz Bey’in Periveş’e duyduğu amansız aşkın rotasında bir İstanbul gezintisi işlenmiştir. Bihruz Bey'in Periveş'e yazmaya çalıştığı mektuplar ve bu yüzden düştüğü komik
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Evrensel İletişim · 201330,9bin okunma
7/10
·272 syf.··
2024 41. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 19:21
Tam bir mirasyedi olan. Bihruz Beyin aşkına dair..ama asıl olan kalbi değil, gözüyle görüp, bilinçsizce inandığı bir gösteriş oyunudur.Yani, Bihruz Bey'e gelişmeyen karakter diyebiliriz. Çünkü hep aynı seviyede devam eder. Kendini hiç geliştirmez. Sonuç olarak, Bihruz Bey batılılaşmayı yanlış yorumlayan Türkçeyi hiç beğenmeyen ama Fransızcayı da yarım yamalak bilen konuşan bir tip...."Görüntü aldatıcıdır." derler; ne kadar doğru bir söz..
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İthaki Yayınları · 202130,9bin okunma
8/10
·271 syf.··
2025 32. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 13:57
ARABA SEVDASI-RECAİZADE MAHMUT EKREM,271 sayfa Araba Sevdası, devlet kademesinde büyük bir memur olan babasının ölümüyle kendisine büyük bir servetin kaldığı mirasyedi Bihruz Bey'in yaşam tarzını anlatan romandır. ************************ Aldığı özel derslere rağmen ilgisiz tavırları ile eğitimi noksan kalmış,iş yerine keyfine göre giden,şımarık,gösteriş ve eğlenceyi seven,o zamanın en ünlü mesire ve eğlence yeri Çamlıca’da atlı arabası ile çevresine gösteriş yaparak gezen,sorumsuz,babadan kalan mirası çarçur eden ,konuşulan Türkçeyi beğenmeyip o zamanın sosyetesinin çok düşkün olduğu Fransızca’yı beğenip,sürekli aralara Fransızca kelimeler katarak konuşan hatta bunun çok güzel olduğunu sanıp çevresinde komik duruma düşen bir gençtir Bihruz. ************************** Çamlıca’da arabası ile gezerken rastladığı ve görür görmez aşık olduğuPeriveş hanımı çok soylu bir kadın sanan ve onun aşkı ile hayatı bir anda değişen Bihruz bey ne kadar hafif meşrep bir kadın olduğunu bilmeden sokak sokak aradığı Periveş’e olan trajikomik aşk hikayesi abartılı bir şekilde anlatılmaktadır romanda. ***************************** Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından biri olan Araba Sevdası,bilinç akışı şeklinde yazılmış,cümleler arasına bol bol Fransızca kelimeler serpiştirilerek İstanbul'un Batı'ya özenen sosyete yaşamını komik ve alaycı bir dille ele almıştır. ***************************** Tanzimat döneminde yazılmış olan roman okuyucuya;Batılılaşmayı konu alırken bunun yanlış uygulandığını,zihniyetin değişmesi gerekirken görüntüde değişikliğin toplumu ileri götüreceği yerde daha çok yozlaştırdığını,komik duruma düşürdüğünü,kendi gelenek ve kültürel değerlerinden habersiz olan toplumun batıyı fanatik bir şekilde taklit ederek
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Anonim Yayıncılık · 201630,9bin okunma

Yazar Hakkında

Recaizade Mahmut EkremYazar · 21 kitap
Edebiyatımızın yenileşme ve gelişmesinde büyük emeği olan Recaizade Mahmut Ekrem, Mart 1847'de İstanbul'da doğdu. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğrenimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi. Edebi Hayatı Recaizade Mahmut Ekrem, tüm edebi hayatı boyunca gençlere edebiyatı öğretme gayreti içinde olmuştur. Edebiyatın yenileşmesi üzerinde yoğun çalışmaları olan sanatçı, Servetifünun edebiyatının da temellerini atmıştır. Bu edebiyatın kurucusu olan Tevfik Fikret, onun Galatasaray Lisesi'nden öğrencisidir. Şinasi ve Namık Kemal gibi birçok edebi türde eserler veren Recaizade Mahmut Ekrem, şiir için her güzel şey şiirin konusu olabilir görüşünü savunmuş ve şiirin konusunu genişletmiştir. O döneme kadar Divan şiir geleneğinin temel ilkelerinden biri olan 'göz için kafiye' anlayışını terk ederek 'kulak için kafiye' anlayışını benimsemiştir. Bu meseleden dolayı da dönemin eski edebiyat taraftarlarının lideri durumundaki Muallim Naci ile sert tartışmalara girmiştir. Divan şiiri biçimlerini kullanmış; ancak bu biçimlerde zaman zaman değişikliklere gitmiştir. Nesir yönü şiirlerine göre daha başarılı olan sanatçının özellikle eleştirileri önemlidir. Eski edebiyat taraftarlarına yaptığı eleştirilerle o dönemde yeni edebiyatın sesi olmuştur. Edebiyat bilgilerinin yer aldığı Talim-i Edebiyat ve edebiyatımızdaki ilk realist roman olan ve yanlış Batılılaşmayı eleştirdiği Araba Sevdası onun önemli düz yazı eserleridir.