Winston'ın duymak istediği tam da buydu.Birine duyulan aşk değil de, o hayvansal içgüdü,o basit,bozulmamış arzu:Partiyi paramparça edecek güç buydu işte.
Felsefeleri yalnızca yaşananların geçerliliğini değil,gözler önündeki gerçekliliğin varlığını da üstü kapalı olarak yadsıyordu. Sapkınlıkların sapkınlığı sağduyuydu. Ve işin asıl korkunç yanı, farklı düşündüğünüz için sizi öldürecek olmaları değil,haklı olabilecekleriydi.