M K

M K
@Melihamahru
Ay'dır ışığım, güneş değil. Ay'dır pusulam, yıldız değil.
Çıplakları Giydirmek
Puan vermedi·200 syf.··
2023 5. kitabı
--- SPOİLER--- Kitabı okumaya başladığınızda bile ilk iki bölüm devam edip etmeme konusunda tereddüt yaşıyorsunuz. Sizi daha başlığı okur okumaz tesiri altına alıyor. Kitabın daha ilk sayfalarında "Yıkılıyor, her şey yıkılıyor, yıkılıyor...", "Hep ölüm." şeklinde bir yıkımla başlıyorsunuz. Resmen kalbiniz beyninizde atmaya başlıyor. Başta yavaş yavaş ilerleyen romanı elinizden bıraktığınız anda, bir anda sizi etkisi altına alıyor ve "Acaba neler oldu devamında?" diye merakla kitabı okumaya devam ediyorsunuz. Tıpkı Mualla karakteri gibi. Kitap metinlerarasılık bakımından da etkileyici oldu benim için. Kitap, Mualla karakterinin Muharrir'in biyografik eserini okumasıyla başlıyor. Bu kısma romanın başlarında sıkça yer veriliyor. Fakat sonra bir anda kendinizi Muharrir'in yaşamı içinde buluyorsunuz. Kitabı okuyup bitirdikten sonra, keşke Muharrir'in otobiyografisini ben de okuyabilseydim dedim. Acaba o hasta ve darmadağın ruh hâlinden nasıl çıktı? Ya da, tereddüt bu hastalığın bir getirisi mi olmuştu? Muharrir'in tereddüt meselesine kendinizi kaptırmamaya dikkat edin. Ya da etmeyin.. Siz bilirsiniz. Bir sayfada tam on beş kez tereddüt kelimesini okuyunca zaten çoktan belirsizliğin küçük kıvrımları arasında bir çıkış yolu aramaya başlarken Muharrir'e dönüştüğünüzü fark ediyorsunuz. Ve Vildan... Vildan hastalıklı bir ruha sahip. Vildan'ın el kol hareketleri, sürekli kımıldanışı, yerinde duramayışı... Kitabı okurken ayağa kalkıp dolaşarak okumanıza neden olabilir. O kadar ölü ama bir o kadar da canlı ki... Düşüncelerinde o ölüm isteğini şiddetle hissediyorsunuz fakat hareketleri ve kımıldanışlarıyla çok diri. Bir ara heyecandan kitabı bırakmış ve "Genç Werther Vildan'ı görseydi intihardan vazgeçerdi" diye düşünmüştüm. Kitabın sonunda bir anda ortalıktan
Edebiyat
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·243 syf.··
2021 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 13:29
15 yıl önce, bir 23 nisan bayramında dans ettiğim Samanyolu şarkısını, bugün hikâyesini okumuş olarak, daha farklı dinliyorum. youtube.com/watch?v=6D1l_8q...
1000Kitap
SamanyoluKerime Nadir · Doğan Kitap · 2010319 okunma
*Serenade für Nadia
10/10
·481 syf.··
2021 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 03:00
Leyla'nın Evi adlı eserini okumamla birlikte kalemi ile tanıştığım Zülfü Livaneli'nin, 2011 yılında basılmış olan bu romanı, son yıllarda popüler kültür ile birlikte adından sıkça bahsettirmiştir. Açıkçası okumayı hep ertelediğim ve mesafeli durduğum, okumamla birlikte de "neden bu kadar erteledim?" diyerek kendime kızdığım bir romandı. Olay örgüsü ve konusu ele alındığında, hem merak uyandıran hem de insanın duygu denizinde derin anlamlar canlandıran bu eseri okurken, zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. Yalnız olmadığımı düşünmekle birlikte, okuyucunun gözlerini buğulandıracak hatta sonlara yaklaştıkça hıçkıra hıçkıra ağlatacak bir okumaydı. Zülfü Livaneli'nin, ilk olarak "Leyla'nın Evi" adlı romanını okuduğumda, yazarın; üç ayrı kadını üç ayrı yaşamı ve üç ayrı evi, kadın karakterlerin bakış açısıyla anlatmış olması dikkatimi çekmişti. Nitekim "Serenad" romanında da yazar, yaşanan macerayı -olayı- "Maya" karakteri ile yine bir kadın karakter etrafında anlatmıştı. Roman, Maya ve Maya'nın hayatında derin anlamlar oluşturan diğer üç kadının da yaşamını konu edinmektedir. Üstelik Maya, bu karakterlerle özdeşleşmiştir. Romanın kadın karakter ağzından anlatılmış olması, bu anlatımla birlikte roman içerisinde, kadın gözünden yaşamın bir çok yönüne değinilmesi ve kısmen eleştirilerde bulunulması, yazarın "kadın psikolojisini" çok iyi yansıttığını düşünmeme neden oldu. Kitabı okurken, yaşamda fark ettiğim, fakat kimsenin farkında olmadığını düşündüğüm şeylerin yansımasını görmek beni mutlu etti. Bunun yanı sıra, "Serenad" bende çok ayrı duygular uyandırarak yaşamıma dokundu. Karakterler benim için canlılığını ve varlığını hep koruyacak. Kütüphanesinde bulunan ve benim gibi okumayı erteleyen tüm okurlara, bir an önce okumalarını tavsiye ediyorum. Pişman olmayacağınız,
Bazı Kadınlar
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
-cık
10/10
·194 syf.··
2020 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2020 16:59
Bir Kadın Düşmanı, son zamanlarda okuduğum ve etkisini uzun yıllar boyunca üzerimden atamayacağıma inandığım roman. Özellikle Homongolos karakteri, bana göre insanın duygu ve düşünce âleminde, adının anlamından çok daha büyük anlamlar taşıyor. Kişilik çatışmalarının altında yatan insanî gerçekler beni okurken düşündürmesinin yanı sıra kendimi sorgulamama da neden oldu. Reşat Nuri'nin akıcı betimlemeleri ve olay örgüsünün merak uyandırması kitabı daha da okunur kılıyor. Son sayfayı da bitirdiğimde 1-2 dakika etkisinden çıkmaya çalıştım. Beklemediğim ve göz dolduran bir sonun beni beklediğini bilmiyordum. Son olarak "...Çünkü sevenler sevdikleriyle beraber geçirdikleri en mesut saatlerin farkında olmazlar. Daima daha büyük saadetler getirecek bir yarın ümit ederler... Halbuki Homongolos için böyle bir yarın yok..." cümlesi zaten dolmuş olan gözlerimi daha da yaşartırken, aklıma Orhan Pamuk'un "Hayatımın en mutlu ânıymış bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi ? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu bilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu." -bende aynı etkiyi bırakan- bu cümleleri geldi. Romanı okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Bir Kadın DüşmanıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 19865,3bin okunma