Her halk ruh haline göre içinden ya büyük şahsiyetleri ya da değersiz insanları çıkarıp iktidara getirir. Halkın kendisinde değer diye bir şey var mıdır? Ya da yok mudur? Halkın zihni, iradesi, vicdanı gelişmekte midir? Yoksa çürüyüp zehirlenmekte midir? Hayatını sefil hatta utanılacak bir şekilde mi tüketmektedir?
Mustafa'nın bu ilk dayatışları, onun hayatına şekil veren ilk şahsiyet belirtileri olmuştur.
Ve bir çocuk, hayatının böyle kritik bir safhasında bir defa:
''Görsünler, bak ben neler olacağım'', dedi mi o çocuk, mutlaka bir şeyler olur. Evet, işte böyle kompleksleri duyan ve yaşayan, yani kendi hammaddesini, kendi işleyerek ona kendince şekil verebilen çocuklardır ki, hayatta, bazı misyonlar için hazırlanırlar...