Melike

Melike
@Melikekocaarslan
Sevgili günlük 𓆉
Okul öncesi öğretmeni
Pamukkale Üniversitesi
Kütahya
68 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
İhtişamlı planlar
10/10
·510 syf.··
2025 7. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 00:15
Hasan İbni Sabbah tarafından bizzat yaptığını ve duyduğumuzda masalları anımsatan ırmaklar, huriler, binbir çeşit meyveler, renkli ve mis kokulu çiçekler ile fedaileri kandırması oldukça ütopik görünüyordu. Bu kitabı okumadan önce Hasan İbni Sabbah'ın çok sert ve diktatör biri olduğunu düşünmüştüm ve tüm bu kale, fedailer, cennet bahçelerinin sadece bir amacının olduğunu düşünmüşüm. Büyük Selçuklu Devletini yıkmak. Ama kitabı okudukça Hasan İbni Sabbah'ın keskin zekası, onun hakikatı arayışı, derin bir kişiliğinin olması ve özellikle de sabırlı oluşu çok dikkatimi çekti. Herşey aslında onun sorgulamasıyla başlamıştı. Hakikatı bulmalıydı. Bulduğunda da onu insanlara anlatmalıydı. Fakat insanlardan beklediği ilgiyi bulamadı. Açıkcası bilginin ağırlığını taşıyamadı. Kendisi gibi sorgulamayan, belki de insanları kendisi gibi olmadığı için bir çeşit hırslanmış gibiydi. Kibire kapılmış olmalı sanki kendisi ve diğer insanlar arasında uçurum vardı ve kendisini bilge ilan etti. Oysa ne zamandan beri bilgelik kurnazca planlar yaparak insanları kandırıp bir çok hayatı karartma hakkını tanımıştı. Hasan İbni Sabbah bilginin peşinden koştu evet, sorguladı, öğrendi ve sınır tanımadı. Kendi menfaati uğruna kaç insanı harcadı, kaç hayatı harcadı. Peki neye yaradı bu ihtişamlı plan? Sadece kendini bilge gören bir adamın intikamını alacak binlerce insanın hayatını bir kukla gibi oynayarak mahvetmesiydi. Küçücük bir kanser hücresinin büyüyerek tüm vücuda yayılması gibi... Eğer insanlar ancak bir yalanla mutlu ve düzenli olabiliyorsa… Hakikati söylemek mi daha ahlaklıdır, yoksa yalanı yaşatmak mı? Bu şaheser bize bu soruyu soruyor. Bana kalırsa Hasan İbni Sabbah neyin hakikatını kanıtlamaya çalışıyordu? Neye göre kime göre olan hakikatı? Kendisine göre doğru olan hakikat cennet
1000Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçimizdeki şeytan da biz değil miyizdir bir noktada?
10/10
·256 syf.··
2024 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 15:40
Kitabın en başında tutkulu bir aşkın dramatik bir şekilde son bulacağı tahminini yürütmüştüm. Ömer'in ilk defa gördüğü bir insan hakkında hissettiği yoğun duyguları beni şaşırtmıştı. Bir insan ilk defa gördüğü bir kişiye bu denli nasıl aşık olur diye düşündüm. Fakat kitabın gidişatı hiç de tahminim gibi olmadı açıkcası. Hissedilen yoğun duygular zamanla biter mi, insan arzuladığı duyguyu ve insanı elde ettiğinde tüm arzusu biter mi? Sorularını sordum kendime. Peki tüm bunların içimizdeki şeytanla ilgisi ne? Her hatamızı, yanlışımızı veya eksik yanımızı içimizdeki şeytana yüklemek ne kadar doğru? Kabul etmek sorumluluğu altına girmeye cesaret edemediğimiz her şeyi kötü bir tarafımıza atfetmek ne kadar basit ve rahat. Ömer'in kendisi gibi herkesin içinde bir şeytan olduğunu ve kimsenin iyi biri olmadığına kendini inandırıp Bedri ve Macide'yi suçladığı an anladım. Evet bizler de çevremizde kötü insanlara ve kötü olaylara denk geldikçe artık iyiye olan inancımız gün gün azalıyor. İyilik altında bir bit yeğini arıyoruz ve kendimizi de duyarsızlaşıyoruz. Kendimizi insanlara ve olaylara karşı duygusuz, sert duvarları olan biri haline getiyoruz farkında veya farkında olmadan. Hatta ilk yaptığımızda vicdanımızın sızladığı, kötü hissettiğimiz şeyleri yapa yap artık iyi-kötü ayrımı yapamıyoruz ve eskisi kadar kötü gelmiyor bize yaptığımız şeyler. Üniversiteki bir hocam " İnsanı diğer canlılardan ayıran şey iradedir " demişti. İradeyi ne derece kullandığına bağlı insanlığın yani. Farklı yaşlarda okunduğunda her defasında farklı bakış açıları kazandıracağına inandığım bir kitap oldu İçimizdeki Şeytan.
1000Kitap
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 7. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 10:46
Kitapta en etkilendiğim şu cümle "Parti'nin erişmeye çalıştığı ülkü, muazzam, dehşetengiz ve heybetli bir şeydi: ürkünç makineler ve korku salan silahlardan oluşan bir çelik ve beton dünyası; uygun adım yürüyen, hepsi aynı şeyleri düşünen ve aynı sloganları atan, durmadan çalışan, savaşan, zafer kazanan, zulmeden bir savaşçılar ve bağnazlar ulusu; hepsinin yüzü birbirine benzeyen üç yüz milyon insan. Gerçeğe gelince; gerçek, karnı karnına geçmiş insanların su alan ayakkabılarıyla dolanıp durdukları, lahana ve hela kokusundan geçilmeyen, derme çatma on dokuzuncu yüzyıl evlerinde oturdukları köhnemiş, kasvetli kentlerdi. " George Orwell'ın Hayvan Çiftliği'nden sonra okuyup etkilendiğim ikinci kitabı 1984, okuyanlara çok fazla ders veriyor. Kitapta anlatılan parti'nin iktidarı altında yaşam koşulları ve yaşanılanları anlamakta çok zorlandım. Böyle bir yaşam nasıl sürülür, insan buna nasıl katlanır, nasıl yaşamına devam eder? Sorularını sordum ve kendimce cevaplar aradım. Siyasi konulu ilk defa böyle bir kitap okudum. Ve okudukça bakış açım daha da değişti ve gelişti. İktidar nedir, nasıl olmalıdır en önemlisi de nasıl olmamalıdırı anladım. Ve en çok da önemli bulduğum eğer geçmiş öğrenilir ve ders çıkarılırsa şu an ve gelecek için en doğru olanı bulabiliriz fikriydi. Eğer içinde bulunduğumuz durum hakkında fikir sahibi olmak istiyorsak - ki bir vatandaş olarak iktidara en doğru kişinin geçmesini belirlemek bizim görevimizdir- doğruyu ve yanlışı anlamak için geçmişte yaşanan herşey öğrenmelidir. Tekrar tekrar okumak istediğim bir kitap oldu 1984. Farklı yaşlarda sürekli okursam daha çok şey öğrenecekmiş gibi hissettim. George Orwell'ın tüm dünyaya bu kitaptan daha güzelini bırakamazdı heralde.
Alıntı
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Evrensel Mesaj
Puan vermedi·152 syf.··
2024 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 23:08
·
Hayvan Çiftiği kuşkusuz çağın sınırlarını aşmış, evrensel bir mesaj veriyor bize. Dünya üzerinde büyük küçük her zaman bir çok lider olmuştur. Bu liderler arasında hem çok iyi devrimler yapan kahramanlar hem de zalimlikleriyle bilinen acımasız kişiler da vardır. Ve ne yazık ki zalim kişilerin liderliğini yapan toplumlar bir çok haksızlığa uğrar, hakları çiğnenir ve asla sorgulamaya zamanları kalmaz. Eleştirme yapmak isteseler ya korkutulur ya da lider ve yandaşları tarafından çok iyi kandırılırlar. Bu anlatılanlar nedense çok tanıdık geldi bana. Sanırım lider olup kendi menfaat uğruna herşeyi yapan kişiler çok olduğu için. Kitapta hayvanların özgür ve demokratik bir şekilde yaşamak için bir başkaldırı sonrasında nasıl yavaş yavaş Napoleon adlı domuzun diktatörlüğü altında ezildiklerini o kadar ayrıntılı ve açık bir şekilde anlatıyor ki, bu tür devrimlerin işleyişini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Başta bütün hayvanlar eşitken, zamanla bu eşitliği bozup kendisini en tepeye yerleştiren Napoleon; hayvanların "çok yaşa efendimiz" dediği bir konuma, içten içe sinsi planlar kurarak gelmiştir. Elbette kitapta anlatılan bu domuz bir simge asıl anlatılmak istenen Stalin'dir. Tüm hayvanlar yavaş yavaş galyana geldikleri bu sinsi planı zaman zaman sorgulasalar, karşı çıksalar da sonrasında kabullenmek zorunda kalarak yine de umutlarını hiç yitirmemeleri oldukça ilginçtir. Hele de Boxer adlı atın başından beri, dişini tırnağına takıp çok çalışarak hiç pes etmediği gibi Napoleon'u her defasında desteklemesine rağmen ilk düşüşünde Napoleon tarafından acı bir sonu olması beni çok üzdü. Bu kitaptan çıkarılması gereken mesaj çok. Umarım bizlerde sorgulayan, eleştiren, bir toplumuzdur. Umarım sonumuz Boxer ve onun gibileri gibi olmaz.
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,6bin okunma
Puan vermedi·541 syf.··
2024 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 12:54
Bu serinin filmlerini çok kez izlemiştim ve bu sefer kitaplarını okumaya karar verdim. Kitapta filme nazaran daha çok ayrı var. Dikkatimi çeken bir şey var ki kitapta Bella çok tepkisel. Yani öfkelendiğinde çok tepki veriyor ya da korktuğunda nefes almıyor veya bayılıyor vs. Filmde kitaba göre daha soğukkanlı ve bu da iyi bence. Bu seri de en çok imrendiğim şey Bella ile Edward arasında ki çekim. Sanki her an birbirleri için kurşunun önüne atlayacaklarmış gibi. Sanki... birbirlerine tapıyorlar gibi. İnanılmaz yoğun bir aşk bu. Elbette günlük yaşamda bu kadar tutkulu bir şey var mı tartışılır, bana göre istisnalar var tabi. Elbette seni bu yeryüzüne bağlayan, varoluş amacını, aşkını bulmayı istersin. Kim istemez ki. Bu seri de en etkilendiğim şey şuydu: Dışarıdan bakıldığında Bella, Edward ve Jacob arasında kalmış ve seçenek yapması gerekiyor gibiydi. Herkese göre bu seçim farklıdır. Kimi Bella'nın yerinde olsa Jacob'ı kimi Edward'ı seçer. İkisinde de artılar ve eksiler tartışılır. Ama Bella konunun ne Jacob ne de Edward ile alakalı olduğunu söyledi. Asıl konu kendisiydi. Kim olduğu ve kim olması gerektiğiyle alakalıydı. Bella kendisini farklı hissettiğini söyledi. Kolay bir yaşam ona göre değilmiş ve kendisini Edward'a ait hissediyormuş. Hayatta bazen biz de seçim yapmak zorunda kalırız. Bir taraf her türlü olanaklarıyla bize uygundur. Ve onu seçersek garantili bir yaşam sürdürebiliriz. Ama garantili bir yaşam bizi ne kadar mutlu eder ? Diğer tarafta ise ihtimaller vardır. Ya iyi olacaksın ya da kötü ama sen kendini buraya hissediyorsun. Belki de yalnız kalacaksın, her şey yolunda gitmeyecek belki ama senin yolun olacak mutlu olacaksın. Seçim yaparken birinin illa kötü olması gerekmez. İkisi de iyidir hatta mükemmeldir belki. Ama sen karar vermek zorundasındır. Ve
Alıntı
TutulmaStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201618,2bin okunma